Bir çocuğun dünyayı nasıl algıladığı, büyük ölçüde ebeveyniyle kurduğu ilk ilişkilerle şekilleniyor. Peki bu ilişki bilinçli biçimde güçlendirilirse ne olur? Atatürk Üniversitesi’nde yürütülen kapsamlı bir doktora çalışması, ebeveyn ile çocuk arasındaki etkileşimi merkeze alan özel bir terapi yaklaşımının, hem otizm tanılı hem de tipik gelişim gösteren çocukların yaşamlarında çarpıcı iyileşmeler yarattığını ortaya koydu.
Araştırma, uluslararası alanda etkinliği kanıtlanmış olan Ebeveyn-Çocuk Etkileşim Terapisi’nin (PCIT) Türk kültürüne uyarlanmasının, çocukların davranışsal ve duygusal sorunlarında belirgin düşüş sağladığını bilimsel verilerle gösteriyor.
Terapi Odasında Değil, Ailenin Kalbinde Bir Müdahale
PCIT’nin ayırt edici yönü, çocuğu doğrudan “değiştirmeye” çalışmak yerine, ebeveynin çocukla kurduğu ilişkiyi dönüştürmesi.
Bu çalışmada PCIT, 2–7 yaş aralığında:
-
3 otizm tanılı çocuk,
-
4 tipik gelişim gösteren çocuk ve onların ebeveynleriyle uygulanarak etkililiği incelendi.
Araştırma süreci, tek denekli deneysel modeller kullanılarak yürütüldü ve terapi süreci boyunca hem çocukların hem de ebeveynlerin değişimi ayrıntılı biçimde izlendi.
Yıkıcı Davranışlardan Duygu Düzenlemeye: Çok Boyutlu İyileşme
Araştırma bulguları, PCIT’nin yalnızca tek bir alanda değil, birçok psikolojik boyutta etkili olduğunu ortaya koyuyor:
-
Çocuklarda yıkıcı davranışlar ve uyum problemleri azalıyor.
-
Okul reddi ve okula gitmeye bağlı yoğun kaygı düşüyor.
-
Anksiyete düzeyleri belirgin biçimde azalıyor.
-
Duygu düzenleme becerileri güçleniyor.
Bu tablo, PCIT’nin yalnızca davranışları bastıran değil, çocuğun içsel düzenleme kapasitesini destekleyen bir yaklaşım olduğunu gösteriyor.
Sadece Çocuklar Değil, Ebeveynler de İyileşiyor
Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, terapinin ebeveynler üzerindeki etkisi.
PCIT uygulanan ailelerde:
-
Ebeveynlik stresi azalıyor.
-
Duygu düzenleme güçlükleri düşüyor.
-
Otizm tanılı çocukların ebeveynlerinde yaşam kalitesi artıyor.
-
Bakım verme yükü algısı hafifliyor.
Bu sonuçlar, terapinin yalnızca çocuğun davranışlarını değil, tüm aile sistemini dönüştürdüğünü gösteriyor.
Otizmde Etkileşim Temelli Belirtilerde Azalma
Araştırmada otizm tanılı çocuklar için özellikle önemli bir bulgu öne çıkıyor:
PCIT sonrasında çocukların etkileşime dayalı belirtilerinde (iletişim kurmaktan kaçınma, sosyal geri çekilme gibi) azalma gözleniyor.
Bu durum, PCIT’nin yalnızca davranışsal değil, sosyal iletişim boyutunda da iyileştirici bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Kısa Sürede Kalıcı Etki
Ortalama üç ay süren PCIT uygulamalarının, anlamlı ve kalıcı etkiler oluşturması, çalışmanın bilimsel önemini daha da artırıyor.
Araştırma, ebeveyn aracılı, kısa süreli ve sürdürülebilir müdahalelerin, erken çocukluk döneminde güçlü bir alternatif sunduğunu gösteriyor.
Türk Kültürü İçin Bilimsel Olarak Uyumlandı
PCIT’nin bu çalışmadaki en kritik katkısı, terapinin Türk kültürel yapısına sistematik biçimde uyarlanmış olması.
Bu sayede, Türkiye’de hem klinik uygulamalar hem de okul temelli psikolojik destek hizmetleri için güçlü, kanıta dayalı bir model ortaya konmuş oluyor.
Bilimsel Ufuk: Müdahale Ebeveynden Başlıyor
Bu doktora çalışması, çocuk ruh sağlığına dair köklü bir gerçeği yeniden hatırlatıyor:
Çocuğun değişimi, çoğu zaman ebeveynin değişimiyle başlıyor.
PCIT’nin Türk kültüründe etkili olduğunun gösterilmesi, erken müdahale alanında yeni araştırmaların ve uygulamaların önünü açabilecek nitelikte.
Kaynak:
Ulaş, S. (2022). Ebeveyn Çocuk Etkileşim Terapisinin Türk Kültürüne Uyarlanarak Otizm Tanılı Çocuklar ve Tipik Gelişim Gösteren Çocuklar ile Ebeveynleri Üzerinde Etkililiğinin İncelenmesi. Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü. Tez No; 738503