Ekilmediği, bakılmadığı, yetiştirilmediği halde verdiği kayısıya oranla küçük meyveleri, acı çekirdeği ve yüksek oranda çinko ve selenyum içeriği ile zerdali, Erzincan’ın sarı yabanisi olarak öne çıkıyor.
Erzincan toprağına özgü yabani bir kayısı çeşidi olan zerdali, özel olarak yetiştirilmediği halde -40 derece soğuğa bile dayanan bünyesi sayesinde acı çekirdeğinin toprağa düştüğü bahçe aralarında, yol kenarlarında, dağlarda kendiliğinden yetişiyor ve Farsça’da sarı anlamına gelen ismine uygun sarı, güneş gören yerleri kızarmış, çilli meyvelerini veriyor. Göz sağlığını destekleyen, cildi gençleştiren ve saç dökülmelerini engelleyen zerdali meyvesinin siyanür barındıran çekirdeği ise ilaç sanayinde doğru ölçülerde kullanıldığında insan sağlığına en az meyvesi kadar fayda sağlıyor. Zerdali ya da yabani kayısı, Akdeniz havzasında yetişen, gülgiller familyasından bir kayısı türüdür. Meyveleri kayısıya göre daha küçüktür ve çekirdekleri acıdır. Zerdali, Orta Anadolu'nun bazı yörelerinde kayısı meyvesinin tüm çeşitlerinin ismi olarak kullanılır.
Erzincan’ın yüksek yamaçlarında, zorlu iklim koşullarına ve eksi 40 dereceyi bulan kışlara rağmen kendiliğinden yetişen Yabani Zerdali, doğanın gücünü ve bölgenin eşsiz biyolojik çeşitliliğini de gözler önüne seriyor.
Sert iklime gösterdiği dayanıklılıkla doğanın güçlü mirasını yansıtan bu yerel tür; kültüre alınmadan yaşamını sürdüren, küçük fakat yoğun aromalı meyveleriyle Erzincan’ın doğal zenginlikleri arasında özel bir yere sahip bulunuyor.
Her dalında Anadolu’nun doğasını, direncini, kadim yaşam kültürünü ve kuşaktan kuşağa korunan doğal yaşam kültürünü taşıyan Yabani Zerdali, korunması ve gelecek nesillere aktarılması gereken yaşayan bir doğal miras olarak dikkat çekiyor.
Anadoludakiler yaklaşımıyla, bölgenin yerel ürünleri, doğal zenginlikleri ve geleneksel değerleri görünür kılınmaya devam edilirken; bereket topraktan, miras ise Anadolu’dan aktarılıyor.
İşte Her Gün 4 Kayısı Tüketmenin Mucizesi
Sindirim Sistemi: Yüksek lif ve sorbitol içeriği bağırsakları çalıştırır ve kabızlığı önler.
Kalp Sağlığı: Potasyum içeriği kan basıncını dengeler ve kalbi korur.
Göz Sağlığı: A vitamini ve karotenoidler gözleri destekler.
Kilo Kontrolü: Düşük kalorili yapısıyla tok tutar ve diyetleri destekler.
Demir İhtiyacı: Demir eksikliğine karşı kırmızı kan hücrelerinin yapımına yardımcı olur.
Sofralık Kayısı Türleri
-
Madador: Erken turfanda ürün veren bir kayısı çeşididir. Bodur meyve ağacı olup 2-3 yaşında ürün vermeye başlar. Dikimi daha çok Akdeniz Bölgesi Mersin'dir. Renkli ve aromasının yüksek olması nedeniyle ihracat ve iç pazarda talep görmektedir. Üretimin % 60'ı ihraç edilmektedir.
- Tirintina: Erken turfanda ürün veren bir kayısı çeşididir. Ağaçlar 3-4 yaşında ürün vermeye başlar. Sürgünler genellikle dikine uzamaya meyillidir. Bu sebeple sık dikim yapılabilir. Meyveler az miktarda şeker içerdiğinden tadı pek hoş değildir. Ancak dayanıklı, iri ve erken olgunlaşması nedeniyle tercih edilir. Çekirdeği acıdır.
-
Septik: Erken ürün veren türlerden biridir. Meyvelerinin dayanıklılığının az olması ve daha erken ürün veren türlerin yayılmasıyla birlikte üreticiler arasında rağbet görmemektedir. Çekirdeği tatlıdır.
-
İtalyan Tokalı: Kayısı sezonunun tam ortalarında ürün verir. Meyveler hafif mayhoş, lezzetli ve nispeten dayanıklıdır. Olgunlaşmış haldeyken rengi oldukça sarıdır. İyi bakım yapıldığında ürün rekoltesi genellikle stabildir. Çekirdeği tatlıdır.
-
Karacabey: Sezonun sonunda, geç turfanda ürün verir. Meyveler oldukça mayhoş, sert ve dayanıklıdır. Olgunlaştığında rengi sarıdan çok kırmızımsıdır. İyi bakıldığında ağaçlar uzun ömürlüdür. Acı ve tatlı çekirdekli olmak üzere iki farklı çeşidi vardır.
-
Şekerpare: Sezonun ortasından sonra, geç turfandan önce ürün verir. Ağaçlar pek fazla dikine uzamaz, bodur kalmaya eğilimlidir. Yapraklar her daim içe doğru hafif kıvrık vaziyette, ağacın susuz kaldığı izlenimi verir şekilde aldatıcı bir görünüme sahiptir. Meyveler oldukça ufak ve nakliyata dayanıksızdır. İlaçlama yapılsa bile çok kolay çillenir. Ancak çok yüksek şeker barındırması nedeniyle meyveler çok tatlı ve lezizdir. Hem sofralık tüketim hem de kurutma için en lezzetli türdür. Çekirdeklerin içi dolgun ve tatlıdır. Ağacının ve meyvesinin narin yapısı, rekoltesinin düşük olması gibi nedenlerden dolayı çok fazla üretimi yoktur.



