Erzincan’da yaşayan 84 yaşındaki emekli memur Yücel Özarslan, modern çağın hızına inat, çocukluk yıllarının unutulmaya yüz tutmuş oyun dünyasını evinin bahçesindeki atölyesinde yeniden inşa ediyor. Atık malzemeleri sanata dönüştüren Özarslan, ürettiği yüzlerce oyuncakla geçmişle gelecek arasında bir köprü kuruyor.

Uzun yıllar kamu görevinde bulunduktan sonra emekli olan Özarslan, boş zamanlarını değerlendirmek için tercihini kahvehanelerden veya televizyon başından yana kullanmıyor. Evinin bahçesinde kurduğu küçük atölyede, doğadan topladığı ve geri dönüştürdüğü materyalleri el emeğiyle işleyen Özarslan; fırfır, kukla ve ahşap araba gibi nostaljik oyuncakları hayata döndürüyor.

Çocukların Hayalleri Kupalara Yansıdı
Çocukların Hayalleri Kupalara Yansıdı
İçeriği Görüntüle

Emekli Memur Atık Malzemelerle Kaybolan Kültürü Canlandırıyor (3) 1080X720

Bugüne kadar 300’ü aşkın fırfır ve yaklaşık 70 kukla üreterek bu oyuncakları çevresindekilere hediye eden Özarslan, geçmişin oyun kültürünü bugüne taşımanın mutluluğunu yaşıyor.

"Oyuncak Değil, Birer Beceri Geliştirme Aracı"

Ürettiği oyuncakların sadece eğlence aracı olmadığını vurgulayan Özarslan, bu parçaların çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimine katkı sağladığına dikkat çekiyor. Özarslan, özellikle fırfır ve kukla gibi oyuncakların kullanımında el, göz ve beyin koordinasyonunun önemini şu sözlerle açıklıyor:

"Fırfırı çalıştırırken el, göz, beyin hepsinin aynı anda çalışması lazım. Eğer yanlış çekerseniz dönmez. Bu, senkronize bir şey. Kuklada da aynı şekilde el ve göz hareketlerini senkronize çalıştırmak gerekir; kafayı da çalıştırır, eli kolu da çalıştırır. Araba ise çocuğun cesaret alarak yürümesini sağlar. Bunlar oyuncaktan ziyade birer araç gibi. Çocuğun hem beyin hem de el becerilerini etkiliyor, bir nevi çalışma aparatı."

Emekli Memur Atık Malzemelerle Kaybolan Kültürü Canlandırıyor (2) 1080X720

"Unutulup Gitmelerine İzin Vermeyeceğim"

Oyuncak yapımında atık malzemeleri tercih eden ve örneğin içini boşaltması kolay olduğu için kurtlanmış cevizleri kullandığını belirten Özarslan, bu çabasının temelinde geçmişe olan vefa duygusunun yattığını belirtiyor. 1950’li yıllardan sonra giderek unutulan bu oyuncakların, kendisi yapmadığı takdirde 5-10 yıl içinde tamamen tarihe karışacağından endişe ediyor.

Özarslan, "Bunu yapıp hediye ettiğimde 'tamam ya, görmüştüm' diye hatırlayanlar oluyor. Bunlar artık birer oyuncaktan ziyade kıymetli birer hatıra. 70-80 yıl evvelinin oyuncaklarını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak istiyorum. İstiyorum ki bunlar sadece birer nesne olarak değil, geçmişin anıları olarak saklansın" ifadeleriyle duygularını dile getiriyor.

Emekli Memur Atık Malzemelerle Kaybolan Kültürü Canlandırıyor (1) 1080X720

Kaynak; AA

Muhabir: Merve Kiraz