Ebeveynlik serüveni, her gün yeni bir dönüm noktası ve farklı bir sınavla şekillenir. Büyüme çağındaki miniklerin dünyasında, onlara güven ve huzur veren bazı alışkanlıklarla vedalaşmak ise çoğu zaman ailenin en zorlandığı anlardan birini oluşturur. Özellikle uykuya dalarken ya da huzursuzluk anlarında adeta bir kurtarıcı gibi sarıldıkları o küçücük nesneden ayrılmak, doğru yönetilmediğinde hem aile hem de çocuk için yıpratıcı bir inatlaşmaya dönüşebilir.
Zamanlama Ve Psikolojik Ortam Önemli
Uzmanlar, ağız ve diş yapısında kalıcı bozulmaların önüne geçmek için ortalama iki yaş civarında bu alışkanlığa son verilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Ancak bu vedanın zamanlaması büyük önem taşıyor. Çocuğun hayatında taşınma, yeni bir kardeşin dünyaya gelmesi veya hastalık gibi radikal ve stresli değişimlerin yaşandığı dönemler, söz konusu süreci başlatmak için kesinlikle uygun bulunmuyor.
Kademeli Azaltma Ve Yeni Güven Nesneleri
Alışkanlığın bir anda kesilip atılması yerine, kullanım alanlarının yavaş yavaş sınırlandırılması tavsiye ediliyor. Öncelikle sadece ev ortamında, daha sonra ise yalnızca uyku saatlerinde izin verilerek çocuğun bu yeni duruma psikolojik olarak hazırlanması sağlanabiliyor. Bu aşamada, alışılan nesnenin yokluğunu dolduracak yumuşak bir uyku arkadaşı veya ebeveynin artan tensel teması, miniklerin güvende hissetmesine büyük katkı sunuyor.
Korkutucu Yöntemlerden Uzak Durun
Toplumda sıkça başvurulan, nesnenin üzerine acı tatlar sürmek veya ucunu keserek tahrip etmek gibi yaklaşımlar ise çocuk gelişimciler tarafından kesinlikle reddediliyor. Bu tür eylemlerin çocuğun temel güven duygusunu derinden sarsabileceği ifade ediliyor. Bunun yerine, durumun yaşına uygun basit bir dille anlatılması, karar alındıktan sonra ise ağlama krizleri karşısında taviz verilmemesi gerekiyor. Ebeveynlerin sabırlı duruşu ve kucaklayıcı şefkati, bu zorlu vedanın bir başarı hikayesine dönüşmesini sağlıyor.





