İnsan sağlığını sessizce tehdit eden unsurların başında çoğu zaman göz ardı edilen veya doğru zannedilen günlük yaşam rutinleri geliyor. Daha iyi bir yaşam sürmek adına tercih edilen bazı tüketim yöntemlerinin aslında bedene zarar verebileceği gerçeği, özellikle ileri yaşlarda telafisi zor sonuçlar doğurabiliyor. İnsan hayatını derinden etkileyen bu kritik tablo, tıp dünyasının her dönem en öncelikli gündem maddelerinden birini oluşturmaya devam ediyor.

Her On Ölümden Dördü Kalpten

Türkiye genelinde yaşam kaybı istatistiklerine bakıldığında kalp ve damar rahatsızlıkları açık ara zirvede yer alıyor. Ülkede yaşanan tüm ölümlerin yaklaşık yüzde kırkının doğrudan bu hastalıklara bağlı geliştiği vurgulanıyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Özatik'in değerlendirmelerine göre, erken tanı ve yaşam tarzında atılacak adımlar koroner hastalıkların önlenmesinde hayati bir role sahip. Kalbi besleyen damarlardaki tıkanıklıkların zamanla kalp krizine uzanan çok daha ciddi tablolar hazırladığı belirtiliyor.

Doğal Uyku Hapı Olarak Bilinen Meyve
Doğal Uyku Hapı Olarak Bilinen Meyve
İçeriği Görüntüle

Sağlıklı Algısı Tehlike Yaratıyor

Hastalığın gelişiminde sadece genetik faktörler değil, modern hayatın dayattığı ve sağlıklı zannedilen alışkanlıklar da damar yapısını doğrudan etkiliyor. Özellikle raflarda doğal ve katkısız algısıyla sunulan ancak aslında yoğun işlem görmüş bazı ürünlerin sık tüketimi, uzun vadede ciddi kalp risklerini beraberinde getiriyor. Erkeklerde 45, kadınlarda ise 55 yaşından sonra söz konusu riskin belirgin şekilde arttığı ifade edilirken; uzmanlar düzenli sağlık kontrollerinin ve doğru beslenme disiplininin şart olduğunun altını çiziyor.

Değiştirilebilen Risk Unsurları

Yaş, cinsiyet veya aile öyküsü gibi kontrol edilemeyen etkenlerin yanında insan müdahalesine açık olan alışkanlıklar da hastalığın seyrini belirliyor. Sigara ve aşırı alkol kullanımı, yüksek tansiyon, diyabet, hareketsiz yaşam, obezite ile kronik stres gibi unsurlar kalp krizine giden yolu hızlandırıyor. Özellikle damar dokusunu doğrudan tahrip eden sigaranın, koroner arter hastalıklarının gelişimindeki en yıkıcı ve önlenebilir faktörlerden biri olduğuna dikkat çekiliyor.

Muhabir: Sümeyra İÇER