Türk Kızılay Erzincan İl Merkezi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Bülent Yavuzer, Kızılay’ın iktisadi girişimleri, maden suyu üretimi ve yürütülen stratejik projelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kızılay’ı iki ana yapıda değerlendirdiklerini ifade eden Yavuzer, bunlardan birinin dernek yapısı, diğerinin ise yatırım tarafı olduğunu belirterek, maden suyunun yatırım tarafını oluşturduğunu söyledi. Kızılay maden suyunun temellerinin 1934 yılında atıldığını vurgulayan Yavuzer, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilk olarak Afyon’daki maden suyu kaynağını Kızılay’a verdiğini hatırlattı.
Erzincan’dan 27 Ülkeye: Kızılay’ın Üretim Gücü Bu Tesiste Toplandı
Erzincan’daki Kızılay Maden Suyu Fabrikası’nın 2011 yılında temelinin atıldığını ve 2014’te devreye alındığını aktaran Yavuzer, fabrikanın saatlik 175 bin şişe üretim kapasitesine sahip olduğunu kaydetti. Bazı günler Erzincan’dan 105-106 tır ürün sevkiyatı yapıldığını belirten Yavuzer, nisan ayı başından itibaren üç vardiya sistemine geçileceğini söyledi.
Kızılay bünyesindeki toplam maden suyu üretiminin yüzde 80’inin Erzincan’dan karşılandığını dile getiren Yavuzer, yıllık yaklaşık 1,5 milyar şişe ürünün Erzincan’dan dünyanın 27 ülkesine gönderildiğini ifade etti.
Maden Suyundan Lojistiğe
Bu üretimden elde edilen gelirle Kızılay’ın lojistik ve personel finansmanının sağlandığını belirten Yavuzer, 9 bin 188 çalışanın maaşları ile araçların yakıt giderlerinin bu kaynaklardan karşılandığını aktardı.
Gelecek projelere de değinen Yavuzer, Türkiye genelinde üç büyük projenin yürütüldüğünü açıkladı. Protürk Projesi kapsamında Ulusal Kemik İliği Bankası’nın kurulduğunu, Ankara Çubuk’ta genetik çalışmaların yapılacağı bir tesisin inşa edildiğini belirtti. Mama Fabrikası Projesi ile yaşlılara yönelik klinik beslenme ürünleri ve bebek maması üretiminin hedeflendiğini kaydeden Yavuzer, Türkiye’de bebek maması üreten yerli bir firma bulunmadığını söyledi. Plazma Fraksiyonasyon Tesisi ile de damardan verilen medikal tedavilerin yerli olarak üretilmesinin amaçlandığını ifade etti.
Erzincan’da bir su fabrikası kurma girişimlerinin de olduğunu aktaran Yavuzer, yapılan incelemelerde su kaynaklarında yüksek oranda ağır metal tespit edildiğini, bunun depremsellik nedeniyle suyun metalle temasından kaynaklandığını söyledi. Bu nedenle debisi uygun ve temiz bir kaynak arayışının sürdüğünü dile getirdi.
Gazze’den Afetlere: Kızılay’ın Sahadaki Gücü ve Stratejik Rolü
Türk Kızılay’ın Türkiye genelinde yaklaşık 7 bin gayrimenkulü bulunduğunu belirten Yavuzer, bu gelirlerle sosyal yardımların finanse edildiğini ifade etti. Son 5 yılda strateji değişikliğine gidildiğini söyleyen Yavuzer, konut işletmeciliğinden çıkılarak daha çok dükkân ve ticari işletmelere yönelindiğini kaydetti.
Gazze’ye yönelik insani yardımlara da değinen Yavuzer, geçtiğimiz hafta Gazze’ye 19’uncu geminin gönderildiğini açıkladı. Kızılay’ın bir sivil toplum kuruluşu olması nedeniyle devlet kurumlarının giremediği alanlara daha kolay ulaşabildiğini belirten Yavuzer, bu durumun Kızılay’ı uluslararası alanda kritik bir konuma taşıdığını ifade etti. Erzincan’dan Gazze’ye yoğun bağış geldiğini de sözlerine ekledi.
Olası afet durumlarına karşı Erzincan’daki hazırlıklara da değinen Yavuzer, çadır, jeneratör ve battaniye gibi yerel tedariklerin hazır olduğunu, ihtiyaç halinde hızlı şekilde müdahale edilebileceğini söyledi.





