Erzincan

ERZİNCAN’I İLGİLENDİREN KARAR: HİSSELİ TAPU EL DEĞİŞTİRİYOR!

Erzincan'daki hisseli tapu sahipleri! Meclis'e gelen yeni düzenleme pay satışında akrabayı zorunlu alıcı yapıyor. Maddi baskı ve mülkünü kaybetme tehlikesi var!

Abone Ol

Yeni yasama dönemi, milyonlarca miras yoluyla hisse sahibi olan vatandaşın kaderini belirleyecek kritik bir düzenlemeyi Meclis gündemine taşıyor. Kamuoyunda '11. Yargı Paketi' olarak bilinen düzenleme ile hisseli tapu sahibi olmanın kuralları tamamen değişiyor. Artık hissesini satmak isteyen bir malik, dışarıdan alıcı aramak yerine ilk teklifi diğer hissedarlara götürmek zorunda kalacak. Bu öncelikli satış hakkı, hukuki süreçleri hızlandırmayı amaçlasa da, beraberinde özellikle maddi durumu zayıf olan mirasçılar için büyük bir endişeyi de getiriyor.

TAŞINMAZ ÖNCE HİSSEDARA RAYİÇ BEDELDEN SUNULACAK

Mevcut uygulamada, ortaklığın giderilmesi (İzale-i Şüyu) davalarında hissedarların anlaşamaması durumunda taşınmaz genellikle açık artırma (ihale) yoluyla satılıyordu. Bu ihale sürecine dışarıdan alıcılar da dahil olabiliyor, bu da hisseli mülkün piyasa değerine yakın bir fiyata satılmasını sağlayabiliyordu.

Yeni düzenleme ise bu süreci değiştiriyor. Hisseli bir taşınmazdaki payını satmak isteyen hissedar, mahkeme kararıyla taşınmazın rayiç bedeli üzerinden bu payı öncelikle diğer hissedarlara sunmak zorunda kalacak. Eğer diğer hissedarlar bu alım hakkını kullanmazsa, taşınmaz o zaman ihaleye çıkarılabilecek veya üçüncü bir tarafa satılabilecek.

ERZİNCAN’DAKİ MİRASÇILARI YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR

Bu kritik düzenleme, Erzincan merkez ve ilçelerindeki çok sayıda mirasçı ve hisseli tapu sahibini de doğrudan ilgilendiriyor. Özellikle kentsel dönüşüm bölgelerindeki eski yapıların ve kırsalda yer alan tarım arazilerinin büyük çoğunluğu, çok sayıda mirasçı arasında paylı mülkiyet şeklinde bulunuyor.

Erzincan'da genellikle babadan kalma eski evler veya aile tarlaları üzerinde yoğunlaşan hisseli tapu sahipleri, bu düzenlemeyle birlikte yeni risklerle karşı karşıya kalabilir. Maddi durumu daha iyi olan bir hissedar, "ortaklığın giderilmesi" davasını kullanarak, paraya ihtiyacı olan ya da alım gücü düşük olan diğer hissedar akrabalarının paylarını rayiç bedel üzerinden alma avantajını elde edebilecek. Bu durum, aile mülklerinin daha az sayıda kişide toplanmasına neden olabilir.

UZMANLARDAN 'BASKI ARACI' UYARISI

Bu öncelikli satış hakkı, hissedarlar arasında anlaşmazlıkları gidermeyi kolaylaştırsa da, özellikle miras yoluyla hisse sahibi olan ve maddi imkanı kısıtlı vatandaşlar aleyhine sonuçlar doğurabileceği konusunda uzmanlar ciddi endişeler taşıyor.

Hukuk çevrelerinden bir uzmanın yaptığı yoruma göre, varlıklı hissedarlar, yeni uygulamayı bir "baskı aracı" olarak kullanma ihtimali taşıyor. Ortaklığın giderilmesi davasını açan varlıklı bir hissedar, maddi durumu yeterli olmayan diğer mirasçıların paylarını rayiç bedelin altında bir fiyattan toplamak için baskı kurabilir.

Bu endişenin temelinde, rayiç bedelin belirlenmesi sürecindeki hukuki tartışmalar ve düşük gelirli mirasçıların uzun süren hukuki süreçlerin yükü altında kalma riski yatıyor. Maddi zorluk çeken hissedarların, uzun süren dava sürecinden ve potansiyel masraflardan kaçınmak için paylarını piyasa değerinin altında bir fiyata satmak zorunda kalabileceği düşünülüyor.

Hisseli tapu sahiplerinin geleceğini yakından ilgilendiren bu kritik düzenlemenin, Meclis'teki görüşmelerde nasıl bir sonuca bağlanacağı ve söz konusu endişeleri giderecek bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı önümüzdeki günlerde belli olacak.