1992 yılında şehrimizde yaşanan büyük deprem felaketinin ardından geçen dört aylık süreç, dönemin arşivlerinde oldukça sancılı ve tepki dolu bir tablo olarak kaydedilmişti. Doğu Gazetesi'nin arşivinde yer alan bilgilere göre, felaketin etkileri sürerken vatandaşın devlete olan güveni ve beklentileri şu başlıklarla haberleşmişti:

"4 Aydır Kuru Gürültü"

Deprem felaketinin ardından geçen dört ay, vatandaş nezdinde icraatsızlık olarak nitelendiriliyordu. O dönemdeki haberlere göre, Bütçe Plan Komisyonu'nda budanarak adeta "kuşa çevrilen" Erzincan Kanunu, halkın beklentilerini karşılamaktan çok uzaktı. "3000 konut yapılacak" sözü verilmesine rağmen, sahada somut bir gelişme kaydedilememişti. Ayrıca, kanun tasarısına eklenmesi planlanan işçi ve memur tazminatları, Maliye Bakanlığı'nın "para yok" gerekçesiyle tasarıdan çıkarılmıştı.

İsyan Eden Halk: "Ankara’ya mı Yürüyelim?"

Şehir merkezinde yıkılan 700 dükkanın yapımına başlanmamış olması, o dönemde en büyük huzursuzluk kaynaklarından biriydi. Vatandaşlar, "Koca devlet yıkılan 700 dükkanı yapamıyor mu? Hakkımızı almak için Ankara’ya mı yürüyelim?" diyerek tepkilerini dile getiriyorlardı. Bunun yanı sıra, enkazın hala kaldırılamamış olması, sağlık ocaklarının durumunun yetersizliği ve depremde sakat kalan vatandaşlara yönelik somut bir yardım sisteminin geliştirilmemiş olması, gazete sayfalarında geniş yer bulmuştu.

"Tüccar İcrada, Aş Kapıda"

Dönemin ekonomik tablosunu özetleyen "Halk çadırda-esnaf sokakta; tüccar icrada-aş kapıda" söylemi, felaketin sosyal etkisini gözler önüne seriyordu. Dönemin siyasetçileri, özellikle milletvekilleri Mustafa Kılıç, Ali İbrahim Tutu ve Yıldırım Akbulut, halkın "Erzincan’a sahip çıkan yok" şeklindeki yoğun eleştirileriyle karşı karşıyaydı. Hükümetin "Erzincan abad oldu" şeklindeki söylemleri, depremzedeler tarafından "yalan" olarak nitelendiriliyordu.

O Döneme Ait Diğer Notlar:

  • Bütçe Tasarısı: Erzincan Kanunu Bütçe Plan Komisyonu’ndan geçerek Meclis'e gönderilmişti ancak halk, bu tasarının şehri yeniden imar etmeye yetmeyeceği görüşündeydi.

  • Askeri Lojmanlar: O dönemdeki asayiş haberlerinde, askeri lojmanlardan alüminyum levha çalındığı yer alıyordu.

  • Doğusan A.Ş.: İş dünyasında Doğusan A.Ş.'nin elinde bulunan 35 milyarlık boru stoğu konuşuluyordu.

  • Deprem Sempozyumu: "Doğu Anadolu II. Deprem Sempozyumu" planlanıyor olsa da, halkın önceliği olan "deprem sakatları" konusu henüz beklenen ilgiyi görmemişti.

    Erzincan'ın Kızları Türkiye Şampiyonu Oldu!
    Erzincan'ın Kızları Türkiye Şampiyonu Oldu!
    İçeriği Görüntüle

1992 yılının arşiv sayfaları, Erzincan’ın büyük bir yıkımın ardından gelen süreçte yalnız bırakıldığını ve halkın hak arayışının her geçen gün daha da arttığını belgeliyordu.

6 Temmuz 1992 Doğu Gazetesi 523X720

Muhabir: Merve Kiraz