Erzurum'un coğrafi işaretli değerlerinden biri olan kıtlama şekeri, çayın içine atılmadan ağızda yavaşça eritilerek tüketilen kendine özgü bir çay kültürünün simgesi olarak dikkat çekiyor.

Bu gelenek sayesinde çayın doğal demi ve aroması korunurken, her yudum dostluğu, sohbeti ve misafirperverliği buluşturuyor. Nesilden nesile aktarılan kıtlama şeker geleneği, Erzurum'un kültürel hafızasını yaşatan ve Anadolu'nun zengin mirasını yansıtan önemli değerler arasında yer alıyor. Erzurum'un coğrafi işaretli kültürel simgesi olan kıtlama şeker, normal küp şekerden çok daha büyük, yoğun ve sert kristalize yapıya sahip, çayın içine atılmadan doğrudan ağızda eritilerek tüketilen özel bir şeker türü. Bu kültürün nasıl doğduğunu sizlere dataylarıyla anlatacağız ama öncelikle biraz özelliklerinden bahsedelim.

Kıtlama Şekersiz Düşünülemeyen Çayın Özellikleri

  • Sertlik ve Yapı: Tamamen saf şeker pancarından, katkısız ve büyük bloklar halinde üretilir. Çok sert olduğu için doğrudan elle kırılmaz.

  • Tüketim Biçimi: Çayın içine atılıp kaşıkla karıştırılmaz. Küçük bir parça şeker dişlerin arasına veya yanağın yanına yerleştirilir, ardından demli çay yudumlanarak şeker ağızda yavaş yavaş eritilir.

  • Ekonomiklik: Erime hızı son derece düşük olduğu için bir tek parça şeker birden fazla bardak çayın tüketilmesine imkan tanır.

"Taka Tuka" (Şeker Makası) Ritüeli

Büyük kalıplar halinde üretilen kıtlama şekeri uygun boyutlara bölmek için taka tuka adı verilen özel bir makas veya şeker kırma aleti kullanılır. Bu işlem, yörede gelenekselleşmiş bir ritüelin en önemli parçasını oluşturuyor.

Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarına göre 2022 yılında Erzurum Ticaret Borsası'nın girişimleriyle "Mahreç İşareti" olarak coğrafi işaret tescili alan Erzurum Kıtlama Şekeri, hem üretim teknikleri hem de köklü kültürel adabıyla dikkat çekiyor. Sadece %100 saf şeker pancarından elde edilen beyaz şekerden üretilen bu özel ürün, geleneksel küp şekerler gibi hafif nemlendirilip kurutulmak yerine "sert sıkıştırma tekniği" ile presleniyor. Bu özel teknik sayesinde gözeneksiz ve mermer gibi sert bir yapı kazanan kıtlama şeker, sanayi tipi üretimden 22-25 cm uzunluğunda ve 1,8-2 cm eninde uzun çubuklar halinde çıkıyor ve daha sonra "takatuka" üzerinde kırılıyor.

19. Yüzyıldan Bugüne Uzanan Tarih

Kökeni 19. yüzyıla dayanan bu benzersiz geleneğin ardında tarihi bir zorunluluk ve pratiklik yatıyor. O dönemde bölgeye dışarıdan gelen şekerin değerli ve kıt olması, ayrıca taşınma sırasında bozulmaması ve dağılmaması için sert kütleler halinde getirilmesi bu tüketim tarzını doğurmuştur.

Şekeri az miktar kullanarak uzun süre tüketme ihtiyacı zamanla Erzurum kültüründe köklü bir çay adabına ve geleneğine dönüşmüştür.

"Büyük kalıplar halinde üretilen kıtlama şekeri uygun boyutlara bölmek için taka tuka adı verilen özel bir makas veya şeker kırma aleti kullanılır."

Tarihsel Kervan Rotalarından Doğu Anadolu'ya

19. yüzyılda Türkiye'de henüz şeker fabrikaları bulunmazken şeker Rusya'dan ithal ediliyordu. Rusya'daki çayhanelerde (traktir) kullanılan bu sert blok şeker tekniği, ticaret kervanları aracılığıyla önce Kars ve Erzurum’a girerek Doğu Anadolu’ya yayıldı. Bölgeye şeker henüz ulaşmadığı ilk dönemlerde Erzurumlular çayı tatlandırmak için kuru dut, kuru erik ve köme kullanırken, sert şeker geleneği bu kuru meyveleri ağızda tutarak çay içme alışkanlığının yapı değiştirmesiyle kalıcılaştı.

"Kıtlama Psikolojisi" ve Çay Adabı

Erzurum'da kıtlama şekerle çay içmek ekonomik bir tercihin ötesinde, misafire verilen değerin ve toplumsal statünün göstergesi olarak öne çıkıyor. Şekerin diş arasında sıkıştırılırken çıkardığı "kıt" sesinden adını alan bu gelenekte, gerçek bir kıtlama tiryakisi leblebiden daha küçük bir şeker parçasını üst çene kemiği ile yanağının arasına veya dilinin altına hapsediyor. Çay yudumlanırken sıcak sıvı bu şeker parçasının üzerinden süzülerek hafif bir tat bırakıyor. Erzurum’daki geleneksel kıraathanelerde veya evlerde bardağa şeker atıp karıştırmak "çay kültüründen anlamamak" olarak kabul ediliyor ve misafirlikte çay kaşığı verilmiyor. Bu sayede tek bir küçük kıtlama parçasıyla 5 ila 10 bardak çay rahatlıkla içilebiliyor.

Sağlık ve Ekonomide Önemli Avantajlar

Kıtlama yöntemi sağlık ve ekonomi açısından da önemli farklar sunuyor. Klasik küp şeker çayın içinde tamamen çözündüğü için vücuda doğrudan yüksek oranda glukoz yüklerken, kıtlama yöntemi şeker tüketimini neredeyse %70 oranında azaltıyor çünkü şeker çaya değil, sadece dilin algılayacağı kadar yuduma karışıyor. Öte yandan yerel esnafın aktardığına göre, kahvehanelerde normal kesme şeker kullanımına kıyasla kıtlama şeker erime hızının son derece düşük olması sayesinde %30'a yakın maliyet tasarrufu sağlıyor.

Erzincan'da kentsel dönüşüm için esnafın görüşleri alınıyor
Erzincan'da kentsel dönüşüm için esnafın görüşleri alınıyor
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Merve Kiraz