Şanlıurfa mutfağının simgesi olan isot, laboratuvar ortamında şaşırtıcı bir yüzünü gösterdi. Atatürk Üniversitesi’nde yürütülen yüksek lisans tezine göre bu geleneksel baharat, yalnızca lezzet değil; güçlü bir antioksidan ve antibakteriyal potansiyel de taşıyor.

Yüzyıllardır sofralarımızda yer alan baharatların, modern bilimin merceği altına girdiğinde neler ortaya çıkarabileceği uzun süredir merak konusu. Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı’nda tamamlanan bir yüksek lisans tezi, bu soruya çarpıcı bir yanıt veriyor. İsot baharatı (Capsicum annuum L.), yalnızca yöresel bir tat değil; aynı zamanda insan sağlığı açısından dikkat çekici biyolojik aktivitelere sahip bir doğal kaynak olabilir.

Geleneksel Lezzet, Bilimsel İnceleme Altında

Fatma Göleli tarafından hazırlanan ve Prof. Dr. Ahmet Erdoğan danışmanlığında yürütülen çalışmada, isot baharatının antioksidan ve antibakteriyal özellikleri bilimsel yöntemlerle incelendi. Çalışmanın çıkış noktası, Türkiye’de yaygın kullanılan ve ihracat potansiyeli yüksek olan bu baharatın, sağlıkla ilişkili etkilerinin detaylı biçimde ortaya konmasıydı.

Araştırmada, isot ekstraktlarının hem serbest radikallere karşı etkinliği hem de bazı önemli patojen bakteriler üzerindeki etkisi mercek altına alındı.

Hangi Bakterilere Karşı Etkili?

Antibakteriyel aktivitenin belirlenmesi için Agar Kuyu Difüzyon Metodu kullanıldı. Test edilen mikroorganizmalar arasında gıda güvenliği ve halk sağlığı açısından kritik öneme sahip bakteriler yer aldı:

  • Escherichia coli O157:H7

  • Staphylococcus aureus

  • Salmonella Typhimurium

  • Bacillus cereus

Elde edilen sonuçlar dikkat çekiciydi. İsot ekstraktları, çalışmada kullanılan tüm bakterilere karşı antibakteriyel etki gösterdi. En güçlü etki özellikle Staphylococcus aureus üzerinde gözlemlenirken, en düşük antibakteriyel etkinin Bacillus cereus’a karşı olduğu belirlendi.

Serbest Radikallere Karşı Güçlü Savunma

Çalışmanın bir diğer önemli ayağını ise antioksidan analizler oluşturdu. Antioksidan kapasite;

  • DPPH• serbest radikal giderme yöntemi,

  • Toplam Fenolik Madde Miktarı,

  • C vitamini (askorbik asit) tayini

kullanılarak değerlendirildi.

Sonuçlar, isot baharatının yüksek antioksidan kapasiteye sahip olduğunu ortaya koydu. Özellikle fenolik bileşikler ve askorbik asit içeriği, isotun serbest radikallere karşı etkili bir savunma mekanizması oluşturabileceğini gösterdi.

Doğal Antioksidan Arayışına Bilimsel Bir Yanıt

Günümüzde sentetik antioksidanlara yönelik artan çekinceler, doğal kaynaklara olan ilgiyi her geçen gün artırıyor. Bu tez çalışması, isot gibi geleneksel bir baharatın, doğal antioksidan ve antibakteriyel özellikleriyle gıda bilimi, tıp ve eczacılık alanlarında değerlendirilebilecek bir potansiyele sahip olduğunu bilimsel verilerle ortaya koyuyor.

Araştırma bulguları, isotun yalnızca mutfakta değil; fonksiyonel gıda bileşeni veya doğal koruyucu olarak da değerlendirilebileceğine işaret ediyor.

Bir Sofra Lezzetinden Daha Fazlası

Bu çalışma, yüzyıllardır tüketilen bir baharatın ardında saklı olan biyokimyasal gücü gözler önüne seriyor. İsot, artık yalnızca acının ve rengin değil; bilimin de konusu.

Kaynak

Göleli, F. (2025). İsot (Capsicum annuum L.) Antioksidan ve Antibakteriyal Aktiviteleri. Yüksek Lisans Tezi, Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı, Erzurum. Tez No: 921776

Muhabir: Merve Kiraz