Uzmanlar, son yıllarda iç hastalıkları (dahiliye) polikliniklerine yapılan başvurularda dikkat çekici bir artış yaşandığını belirterek, bu artışın temelinde metabolik ve kronik hastalıkların yaygınlaşmasının bulunduğunu ifade etti.
Yapılan değerlendirmelere göre dahiliye polikliniklerine en sık; halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi, çarpıntı ve nefes darlığı şikâyetleriyle başvuruluyor. Bunun yanı sıra mide-bağırsak sorunları, tansiyon yüksekliği, kan şekeri düzensizlikleri, kilo artışı ya da kaybı, tiroit hastalıklarına bağlı yakınmalar ve enfeksiyon bulguları da sık karşılaşılan nedenler arasında yer alıyor. Uzmanlar, özellikle obezite, insülin direnci, metabolik sendrom ve karaciğer yağlanmasına bağlı başvurularda son dönemde belirgin bir yükseliş olduğunu vurguluyor.
2025 yılında öne çıkan sağlık sorunları arasında diyabet ve prediyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları için risk oluşturan faktörler, tiroit bozuklukları, obeziteye bağlı komplikasyonlar, karaciğer yağlanması, solunum yolu ve viral enfeksiyonlar ile stres ve kaygı kaynaklı bedensel yakınmalar bulunuyor. Uzmanlar, toplumda hareketsiz yaşam tarzı ve düzensiz beslenmenin bu tabloyu daha da ağırlaştırdığını belirtiyor.
Başvuruların yaş gruplarına göre dağılımına bakıldığında, orta yaş ve ileri yaş grubunun hâlâ çoğunlukta olduğu ifade edilirken, genç yetişkinlerde de belirgin bir artış yaşandığına dikkat çekiliyor. Gençlerde daha çok insülin direnci, obezite, reflü ve mide şikâyetleri, tiroit fonksiyon bozuklukları, stres ve uyku düzensizliği ön plana çıkarken; ileri yaş grubunda diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve birden fazla kronik hastalığın takibi öncelikli oluyor.
Uzmanlar, dahiliye başvurularındaki artışın birçok nedene bağlı olduğunu belirterek; yaşam süresinin uzaması, kronik hastalıkların yaygınlaşması, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, obezite ve metabolik sendromdaki artış, pandemi sonrası sağlık bilincinin yükselmesi, rutin kontrollerin yaygınlaşması ile yoğun stres ve uyku bozukluklarının bu artışta etkili olduğunu ifade etti.
Beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzının hastalıkların görülme sıklığını doğrudan etkilediğine dikkat çeken uzmanlar, hazır ve yüksek kalorili gıdaların tüketilmesi, düşük fiziksel aktivite, masa başı çalışma düzeni, kronik stres, düzensiz uyku ile sigara ve alkol kullanımının; diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması ve kalp-damar hastalıklarını artırdığını vurguladı.
Topluma çağrıda bulunan uzmanlar, düzenli egzersiz, dengeli beslenme, stres yönetimi ve periyodik sağlık kontrollerinin birçok metabolik ve kronik hastalığın önlenmesinde kilit rol oynadığını belirterek, artan sağlık başvurularının aynı zamanda toplumda sağlık bilincinin yükseldiğinin de bir göstergesi olduğunu kaydetti.





