TİKA Başkanı Abdullah Eren, 1974 yılında Kıbrıs’ta Murat Ağa, Atlılar ve Sandallar köylerinde hayatını kaybeden 126 Kıbrıslı Türk’ün anısını yaşatmak amacıyla müze çalışması yürüttüklerini açıkladı. Eren, hayatını kaybedenler arasında 66 çocuğun bulunduğunu belirterek tarihî olayların gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen “Anadolu Soruyor” programında kurumun yurt dışındaki faaliyetleri, tarihî ve kültürel mirasın korunmasına yönelik projeleri ve Kıbrıs’ta yaşanan katliamların hafızalarda yaşatılması için yürütülen çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu.
Programda gazeteciler Sinan Burhan, Hasan Yavuz Bakır ve Zeki Akbıyık’ın sorularını yanıtlayan Eren, TİKA’nın farklı ülkelerde kalkınma, eğitim, sağlık, tarım, hayvancılık ve tarihî eserlerin restorasyonu gibi birçok alanda faaliyet gösterdiğini ifade etti.
Kıbrıs’ta hayatını kaybeden 126 Türk için müze
Kıbrıs’ta yaşanan acı olayların gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini vurgulayan Eren, 14 Ağustos 1974’te Murat Ağa, Atlılar ve Sandallar köylerinde gerçekleştirilen katliamda 126 Kıbrıslı Türk’ün hayatını kaybettiğini söyledi. Eren, hayatını kaybedenler arasında 66 çocuğun da bulunduğunu belirtti.
Katliamın ardından toplu mezarlara defnedilen kişilerin kimliklerinin, Kayıp Şahıslar Komitesi kapsamında yürütülen DNA çalışmalarıyla yıllar içerisinde belirlenmeye başlandığını aktaran Eren, hayatını kaybedenlerin hatırasını yaşatmak amacıyla müze çalışması gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Söz konusu müzenin açılışının 18 Eylül’de Cumhurbaşkanı’nın katılımıyla yapıldığını belirten Eren, bu yıl kimlikleri tespit edilen 15 şehit için düzenlenen defin törenlerine de üst düzey katılım sağlandığını ifade etti.
Eren, tarihî olayların yalnızca sözlü anlatımlarla değil, müzeler ve eğitim faaliyetleri aracılığıyla da gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı.
TİKA 100’den fazla ülkede faaliyet yürütüyor
TİKA’nın 1992 yılında kurulduğunu hatırlatan Eren, kurumun Türkiye’nin tarihî ve kültürel bağlarının bulunduğu coğrafyalarla ilişkilerini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yürüttüğünü söyledi.
Kurumun 53 ülkede 57 koordinasyon ofisinin bulunduğunu belirten Eren, her yıl 100’den fazla ülkede faaliyet gerçekleştirdiklerini ve yaklaşık bin 500 projeyi hayata geçirdiklerini açıkladı.
Projelerin ilgili ülkelerin resmî kurumlarıyla iş birliği içerisinde hazırlandığını dile getiren Eren, yerel ihtiyaçların belirlenmesi için sahada incelemeler yapıldığını ve vatandaşlarla görüşüldüğünü kaydetti.
TİKA’nın çalışmalarında sürdürülebilirliğe önem verdiklerini belirten Eren, kurumun farklı ülkelerin ihtiyaçlarını dikkate alarak hareket ettiğini ifade etti.
Balkanlar’dan Afrika’ya uzanan kalkınma projeleri
TİKA’nın faaliyetlerinin yalnızca insani yardımla sınırlı olmadığını belirten Eren, sağlık, eğitim, tarım, hayvancılık, kamu altyapısı ve mesleki eğitim alanlarında da projeler yürüttüklerini söyledi.
Balkanlar’da ve Türk cumhuriyetlerinde tarihî ve kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirildiğini aktaran Eren, Afrika’da ise su altyapısının geliştirilmesi, sağlık hizmetlerinin desteklenmesi, diyaliz merkezlerinin kurulması ve sağlık personelinin eğitimi gibi projelere katkı sağlandığını ifade etti.
Türkiye’nin e-Devlet uygulamaları, kamu hizmetleri ve mesleki eğitim alanlarındaki tecrübelerinin de farklı ülkelerle paylaşıldığını belirten Eren, projelerin yerel toplumların kendi imkânlarıyla kalkınmasına katkı sunmasını amaçladıklarını kaydetti.
Srebrenitsa ve Barbarlık Müzesi için çalışmalar
Tarihî hafızanın korunmasına yönelik projeler hakkında da bilgi veren Eren, Bosna-Hersek’teki Srebrenitsa Potoçari Soykırım Müzesi’nin oluşturulmasına yönelik çalışmalarda TİKA’nın katkı sunduğunu belirtti.
Eski bir akü fabrikasının müzeye dönüştürülmesi sürecinde kurumun önceki yöneticileri ve çalışanlarının da emeği bulunduğunu ifade eden Eren, Lefkoşa’daki Barbarlık Müzesi’nin yeniden düzenlenmesine yönelik çalışmalara da değindi.
Eren, yaşanan tarihî olayların belgeler, müzeler ve eğitim çalışmalarıyla gelecek nesillere aktarılmasının toplumsal hafıza açısından önem taşıdığını dile getirdi.
Tonyukuk Müzesi’nde çalışmalar tamamlanma aşamasında
Türk dünyasının ortak tarihî mirasını korumaya yönelik projelere de değinen Eren, Moğolistan’da yürütülen Tonyukuk Müzesi çalışmalarının tamamlanma aşamasına geldiğini açıkladı.
Göktürk döneminin önemli isimlerinden Tonyukuk’un adını taşıyan müzenin, tarihî yazıtların korunması ve ziyaretçilere daha iyi koşullarda sunulması amacıyla hazırlandığını belirten Eren, projenin Moğolistan Kültür Bakanlığı ile iş birliği içerisinde yürütüldüğünü söyledi.
Yaklaşık 3 bin metrekarelik alanda hazırlanan müzenin, Türk dünyasının ortak kültürel mirasının korunmasına katkı sağlaması hedefleniyor.
400’e yakın genç yurt dışına gönderildi
Gençlerin mesleki gelişimini desteklemeye yönelik çalışmalara da değinen Eren, “Kalkınma Elçileri” programı kapsamında bu yıl 400’e yakın gencin yurt dışındaki TİKA ofislerine gönderildiğini açıkladı.
Gençlerin Türkiye’nin farklı ülkelerde yürüttüğü çalışmaları yerinde görmelerinin amaçlandığını belirten Eren, programın katılımcıların mesleki gelişimlerine ve uluslararası faaliyetleri yakından tanımalarına katkı sunduğunu ifade etti.
Programın sonunda üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve üreticilerin yurt dışında gerçekleştirmek istedikleri projelerle TİKA’ya başvurup başvuramayacağı sorusu da yanıtlandı. Eren, kurumun üniversiteler ve derneklerle çok sayıda proje yürüttüğünü belirterek projelerde yerel ihtiyaçların karşılanması, ikili iş birliğinin geliştirilmesi ve Türkiye’nin uluslararası alandaki tanınırlığının artırılması gibi kriterlerin önem taşıdığını söyledi.
“Anadolu Soruyor” programı, TİKA’nın uluslararası kalkınma faaliyetleri ve tarihî mirasın korunmasına yönelik çalışmaları hakkında yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.




