Türkiye'nin işgücü piyasasında endişe verici bir tablo ortaya çıktı. TÜİK'in Nisan-Haziran 2025 dönemini kapsayan verilerine göre, işsizlik rakamları yeniden yükselişe geçti. Mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre, işsiz sayısı bir önceki çeyreğe göre 106 bin kişi artarak 3 milyon 34 bin kişiye ulaştı. Resmi işsizlik oranı ise 0,3 puanlık yükselişle %8,6 olarak kaydedildi. Bu artış, istihdam edilenlerin sayısının 41 bin kişi azaldığı bir dönemde gerçekleşerek, piyasadaki daralmayı gözler önüne serdi.
Gençler ve Kadınlar İçin Zorlu Tablo
İşgücü piyasasındaki en büyük darbe, gençler ve kadınlar tarafından hissediliyor. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı, bir önceki çeyreğe göre 0,7 puan artışla %15,9 seviyesine tırmandı. Bu oran, özellikle genç kadınlar için daha da vahim bir durumu işaret ediyor: Genç kadınlar arasındaki işsizlik oranı %23,7 olarak tahmin edildi. Genel tabloda ise kadınlarda işsizlik oranı %11,6 iken, erkeklerde bu oran %7,0'da kaldı.
Gerçek İşsizlik: Atıl İşgücü Oranı %32'ye Yükseldi

Resmi rakamların ötesinde, işgücü piyasasının tam fotoğrafını çeken "atıl işgücü" oranındaki artış, en çarpıcı veri olarak öne çıktı. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizleri kapsayan atıl işgücü oranı, bir önceki çeyreğe göre 3,5 puanlık rekor bir artışla %32,0'ye ulaştı. Bu oran, her 3 kişiden 1'inin ya işsiz olduğunu ya da mevcut koşullarda iş arama umudunu yitirdiğini gösteriyor.
Sektörlerde Denge Değişiyor
İstihdam rakamlarındaki azalış, sektörler arasında farklı yönelimler gösterdi. Tarım sektöründe 95 bin kişi, sanayi sektöründe ise 156 bin kişilik bir istihdam kaybı yaşanırken, inşaat sektöründe 36 bin, hizmet sektöründe ise 174 bin kişilik bir artış kaydedildi. Bu veriler, istihdamın tarım ve sanayiden hizmetler sektörüne kaydığını, ekonominin yapısal olarak değişmeye devam ettiğini gösteriyor.
İstihdam edilenlerin haftalık ortalama fiili çalışma süresinin de 1,2 saat azalarak 42,1 saate düştüğü rapor edildi. Tüm bu göstergeler, Türkiye işgücü piyasasının ikinci çeyrekte hem işsizlik hem de istihdamda zorlu bir süreçten geçtiğini ortaya koyuyor.




