Türkçede her gün farkında olmadan kullandığımız binlerce kelimenin kökeni, sandığımızdan çok daha güçlü bir öğrenme potansiyeli barındırıyor. Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde hazırlanan bir doktora tezi, Türkçedeki Arapça kökenli söz varlığının Arapça öğretiminde sistemli biçimde kullanılması hâlinde, Türk öğrencilerin dili çok daha hızlı ve doğru öğrendiğini bilimsel verilerle ortaya koyuyor.
Araştırma, iki dil arasındaki tarihsel ve yapısal yakınlığın, modern dil öğretiminde güçlü bir avantaja dönüştürülebileceğini gösteriyor.
Türk Öğrenciler Aslında Arapçaya Sandıklarından Daha Yakın
Çalışmaya göre Türk öğrenciler, Arapça öğrenmeye başlamadan önce bile farkında olmadan çok sayıda Arapça kökenli kelimeyi bilerek geliyor. Bu durum, öğrencilerin sıfırdan bir yabancı dil öğrenmediğini; aksine aşina oldukları bir kelime ve yapı havuzundan hareketle yeni bir dil inşa ettiklerini ortaya koyuyor.
Araştırmada, Türkçede kullanılan Arapça kökenli kelimelerin öğretim sürecine bilinçli biçimde dahil edilmesiyle, öğrencilerin kelime hazinesinin kısa sürede genişlediği tespit edildi.
Ses Benzerlikleri Doğru Telaffuzu Güçlendiriyor
Tezin önemli bulgularından biri de fonetik alana ilişkin. Arapça ve Türkçe arasında ortak veya benzer birçok ses bulunduğu, bu seslerin karşılaştırmalı öğretilmesinin öğrencilerin doğru telaffuz becerilerini belirgin biçimde geliştirdiği ortaya konuldu.
Ses farklılıkları ve benzerlikleri üzerinden yapılan karşılaştırmalı öğretim sayesinde, öğrencilerin telaffuz hatalarının azaldığı ve Arapça sesleri ayırt etme yeteneğinin arttığı belirlendi.
Ortak Kelimeler Öğrenme Süresini Kısaltıyor
Araştırma kapsamında uygulanan ön test ve son test sonuçları, ortak kelimelerden yararlanılan öğretim modelinin, klasik yöntemlere kıyasla daha hızlı öğrenme sağladığını gösteriyor.
Ortak kelime ve kalıplarla yapılan öğretimin:
-
Kelime ezber yükünü azalttığı,
-
Öğrencilerin özgüvenini artırdığı,
-
Öğrenme motivasyonunu yükselttiği,
-
Arapça öğrenme sürecini hızlandırdığı
bilimsel olarak tespit edildi.
Ortak Terkipler Dilbilgisi Öğrenimini Kolaylaştırıyor
Çalışmada yalnızca kelimeler değil, Türkçede kullanılan Arapça kökenli terkipler ve kalıplar da incelendi. Bu yapıların Arapça dilbilgisinin kavranmasında önemli bir köprü işlevi gördüğü belirlendi.
Ortak terkiplerin kullanımıyla öğrencilerin:
-
Cümle kurma becerilerinin geliştiği,
-
Dilbilgisel yapıları daha hızlı kavradığı,
-
Arapçayı yalnızca ezberle değil, mantığıyla öğrendiği
sonuçlarına ulaşıldı.
Türkiye’de Arapça Öğretimi İçin Yeni Bir Yol Haritası
Tez, Türkiye’de Arapça öğretim müfredatlarının ortak dil unsurlarını merkeze alacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor. Ortak kelime, ses ve terkip temelli bu yaklaşımın, özellikle İlahiyat ve İslami İlimler Fakültelerinde Arapça öğretiminin etkinliğini ciddi biçimde artırabileceği ifade ediliyor.
Araştırmacı, bu yöntemin yalnızca dil öğretimine değil, aynı zamanda Türk ve Arap dünyaları arasında kültürel anlayışın güçlenmesine de katkı sağlayacağını belirtiyor.
Dil Öğretiminde Sessiz Bir Devrim
Bu çalışma, yabancı dil öğrenmenin her zaman “yabancı” olandan başlamadığını; bazen insanın kendi dilinin derinliklerinde saklı olan mirasın, en güçlü öğretmen olabileceğini ortaya koyuyor.
Türkçenin hafızasında saklı Arapça miras, doğru yöntemlerle kullanıldığında Arapça öğrenimini zor bir süreç olmaktan çıkarıp doğal ve hızlı bir yolculuğa dönüştürebiliyor.
Kaynak:
Khalife, Mohammad Amer (2025). Türk Öğrencilere Arap Dilinin Öğretiminde Türkçe’deki Arapça Kökenli Söz Varlığının Önemi Üzerine Uygulamalı Bir Araştırma. Doktora Tezi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Isparta. Tez No; 918142