Yağmur sonrası çevremize yayılan taze toprak kokusu genellikle bilinse de, yağmurdan önce hissettiğimiz koku, bilimsel olarak daha az biliniyor.

İnsanları psikolojik olarak rahatlatan ve bazen aşk şiirlerinin ilham kaynağı olan bu koku, aslında doğanın sunduğu bir armağandır. Bu koku, genellikle fırtınalı yağmurların habercisi olan ve daha keskin bir şekilde hissedilen bir kokudur. Peki, bu koku nereden gelir?

Atmosferdeki elektrik boşalmaları, oksijen moleküllerini (O2) oksijen atomlarına (O) dönüştürürken, azot molekülleri (N2) de azot atomlarına (N) ayrılır. Bu süreç, ozon (O3) oluşumuna yol açar. Yani, yağmur öncesindeki kokuyu, rüzgarların atmosferin üst katmanlarından yeryüzüne doğru taşıdığı ozon gazından alıyoruz. İşte bu kimyasal tepkimelerin sonucunda, havada yoğunlaşan ozon, hem ruhumuzu okşayan hem de doğanın bir parçası olduğunu hissettiren o keskin kokuyu ortaya çıkarır.

Bu koku, adeta yağmurların gelişinin müjdecisidir. Özellikle yaz yağmurlarından önce alınan bu kokunun, hepimize özgün bir huzur verdiği de bir gerçek. Bahar yağmurları, toprağa ve havaya can verirken, aynı zamanda bizlere doğanın gücünü, yenilenmesini ve tazelenmesini hatırlatıyor. Hem doğa hem de biz, her yağmurda yeniden doğuyoruz.

Muhabir: Yasemin Dülgeroglu