Türkiye'nin sosyal güvenlik sisteminde köklü bir değişiklik hazırlığı yapılıyor. Nüfusun yaşlanması ve değişen aile yapıları göz önüne alınarak hazırlanan "Bakım Sigortası", vatandaşların "Yaşlanınca bana kim bakacak?" endişesini bitirmeyi amaçlıyor. 2026 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı’nda yer alan bu yeni model için Almanya, Hollanda ve Japonya gibi ülkelerdeki örnekler incelenerek Türkiye’ye özgü bir sistem geliştiriliyor.
Sistemin işleyişi, çalışma hayatındaki vatandaşların, yani 18-65 yaş aralığındaki bireylerin ödeyeceği primler ve buna eklenecek devlet katkısı temeline dayanacak. Tıpkı genel sağlık sigortası gibi işleyecek olan bu yapıda, biriken fonlar vatandaşın yaşlılık döneminde ihtiyaç duyacağı bakım hizmetlerini finanse edecek. Devletin de maddi katkı ile sisteme dahil olmasıyla yükün hafifletilmesi ve sürdürülebilir bir güvence sağlanması planlanıyor.

Sigortanın kapsamı ise vatandaşın tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde geniş tutuluyor. Hazırlanan plana göre; evde hemşire ve hasta bakıcı desteğinden fizik tedaviye, huzurevi ve bakım merkezlerindeki konaklama masraflarından medikal cihaz ihtiyaçlarına kadar pek çok gider bu sigorta tarafından karşılanacak. Ayrıca çağın hastalığı olarak bilinen Demans, Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik rahatsızlıkların takibi ve psikolojik destek süreçleri de kapsam dahilinde olacak. Uygulamanın sahadaki yansımalarını görmek adına bu yıl içinde pilot çalışmaların başlaması bekleniyor.





