Şirketler için yatırım, çoğu zaman büyümenin ve değer artışının vazgeçilmez anahtarı olarak görülür. Yeni makineler, yeni tesisler, yeni teknolojiler… Peki bu yatırımlar gerçekten şirketin piyasa değerini ve performansını artırıyor mu?
Borsa İstanbul imalat sektörüne odaklanan kapsamlı bir doktora çalışması, bu ezberi bilimsel verilerle sorguluyor. Elde edilen bulgular ise finans dünyasında sıkça kabul edilen varsayımların her zaman geçerli olmadığını ortaya koyuyor.
122 Firma, 10 Yıl, Tek Soru: Yatırım Nakitleri Ne Kadar Belirleyici?
Araştırma, 2008–2018 yılları arasında BIST’te işlem gören 122 imalat firmasının finansal tablolarını mercek altına alıyor. Türkiye Muhasebe ve Finansal Raporlama Standartları’na göre hazırlanan bu veriler, yatırım faaliyetlerinden kaynaklanan nakit akışları ile firma değeri ve firma performansı arasındaki ilişkiyi ölçmek için kullanılıyor.
Çalışmada imalat sektörü yalnızca genel düzeyde değil; gıda, tekstil, kimya, metal, taş-toprak gibi alt sektörler bazında da ayrı ayrı analiz ediliyor. Böylece sonuçlar yüzeysel değil, derinlemesine bir yapıya kavuşuyor.
Panel Veri Analizi ile Finansal Gerçekliğin İzinde
Araştırmada kullanılan panel veri analizi, zaman ve firma boyutunu aynı anda ele alarak daha güçlü sonuçlar elde edilmesini sağlıyor.
Firma performansı; kârlılık, büyüme, verimlilik ve piyasa temelli göstergelerle ölçülürken, firma değeri ise özellikle piyasa değeri/defter değeri oranı üzerinden değerlendiriliyor.
Amaç net:
Yatırım faaliyetlerinden doğan nakit akışları, şirketlerin gerçek değerini ve performansını açıklayabiliyor mu?
Beklenenin Aksine: Net ve Sürekli Bir Etki Yok
Analiz sonuçları çarpıcı. Bazı modellerde yatırım kaynaklı nakit akışlarının firma değeri ve performansı üzerinde anlamlı etkiler görülse de, bu etki tutarlı ve genellenebilir değil.
Genel değerlendirme yapıldığında ise şu sonuca ulaşılıyor:
Yatırım faaliyetlerinden kaynaklanan nakit akışları, firma değeri ve firma performansını belirleyen net bir gösterge değil.
Başka bir ifadeyle; yüksek yatırım harcamaları ya da yatırım kaynaklı nakit çıkışları, tek başına şirketi daha değerli ya da daha başarılı kılmıyor.
Yatırımın Kendisi Değil, Niteliği Belirleyici
Çalışmanın ortaya koyduğu tablo, yatırımın mutlak bir başarı reçetesi olmadığını gösteriyor. Yatırımın hangi alana, hangi stratejiyle ve nasıl bir finansal yapı içinde yapıldığı, en az yatırım tutarı kadar kritik.
Bu sonuç, hem yatırımcılar hem de şirket yöneticileri için önemli bir uyarı niteliği taşıyor:
Finansal tablolardaki yatırım nakitleri, tek başına firma değerini okumak için yeterli değil.
Finans Literatürüne Sessiz Ama Güçlü Bir Katkı
BIST imalat sektörü gibi Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan bir alanda yapılan bu çalışma, yatırım–değer ilişkisini sorgulayan literatüre güçlü bir ampirik katkı sunuyor. Aynı zamanda, “daha fazla yatırım = daha fazla değer” denklemine eleştirel ve bilimsel bir bakış kazandırıyor.
Kaynak
Bora Topal, Yatırım Faaliyetlerinden Kaynaklanan Nakit Akışları ile Firma Değeri ve Firma Performansı İlişkisi: BIST İmalat Sektöründe Bir Uygulama, Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020. Tez No; 655458