Bilim dünyası yıllardır yoksulluğun fiziksel etkilerini tartışırken, Erzurum Teknik Üniversitesi bünyesinde hazırlanan yeni bir araştırma, madalyonun görünmeyen yüzüne, yani "zihinsel bariyerlere" ışık tutuyor. Halk Sağlığı Hemşireliği perspektifiyle hazırlanan bu kapsamlı çalışma, yoksullukla mücadele eden kadınların sağlığa bakış açısını; algı, kadercilik ve yaşam biçimi üçgeninde mercek altına alıyor.

Sağlık Bir Tercih mi, Yoksa "Alın Yazısı" mı?

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, bireyin sağlığını nasıl tanımladığı (sağlık algısı) ile sağlığını korumak için attığı adımlar arasındaki doğrusal ilişki. Ancak bu denklemde yıkıcı bir değişken var: Sağlık Kaderciliği. Çalışmaya katılan kadınların verileri analiz edildiğinde, sağlığı "değiştirilemez bir yazgı" olarak gören kadınların, sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını (beslenme, fiziksel aktivite, stres yönetimi gibi) daha az sergilediği bilimsel olarak kanıtlandı. Yani kişi, sağlığının kendi kontrolünde olmadığına inandığında, onu korumak için çaba harcamaktan da vazgeçiyor.

Üniversite Mezunu Olmak Kaderciliği Kırıyor mu?

Bilimsel veriler, eğitimin bu zihinsel prangaları kırmada en güçlü anahtar olduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre, eğitim düzeyi "okuryazar olmayan" veya "ilkokul mezunu" olan kadınların sağlık kaderciliği puanları, üniversite ve lisansüstü mezunu kadınlara göre anlamlı derecede yüksek.

Özellikle 32 yaş ve üzerindeki kadınlarda kaderci bakış açısının daha yerleşik olduğu gözlemlenirken, genç neslin sağlığı "yönetilebilir" bir süreç olarak görme eğilimi, gelecekteki halk sağlığı politikaları için bir umut ışığı yakıyor.

Beklenmedik Tablo: Kronik Hastalık ve Hareketlilik

Araştırma, kronik hastalığı olan bireylerin sağlığa daha fazla odaklanacağı varsayımını sarsan veriler sunuyor. Kronik hastalığı bulunan kadınların fiziksel aktivite ve stres yönetimi puanlarının, herhangi bir hastalığı olmayanlara göre daha düşük olduğu saptandı. Bu durum, yoksulluğun getirdiği stresin kronik hastalıklarla birleştiğinde, bireyi sağlıklı yaşam çabasından uzaklaştıran bir "atalet döngüsüne" soktuğunu kanıtlıyor.

Sağlık Hizmetlerinde Zihniyet Devrimi Şart

Bu araştırma, yoksullukla mücadelenin sadece ekonomik yardımlardan ibaret olmaması gerektiğini bilimsel bir dille haykırıyor. Eğer yoksul bir kadının "sağlığım zaten kaderimde ne varsa odur" şeklindeki algısı değiştirilemezse, sunulan sağlık hizmetlerinin etkinliği sınırlı kalıyor.

Bilim insanları, özellikle dezavantajlı gruplara yönelik sağlık müdahalelerinde; bireyin "öz farkındalığını" artıracak ve "sağlık benim kontrolümdedir" inancını pekiştirecek eğitim modellerinin geliştirilmesini öneriyor.

Kaynak: Meydan Akkurt, F. (2024). Yoksul Kadınlarda Sağlık Algısı, Kadercilik ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Arasındaki İlişki (Yüksek Lisans Tezi). Erzurum Teknik Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Erzurum. Tez No; 900371

Muhabir: Merve Kiraz