1992 yılında bugün Erzincan’da toplanan esnaf odaları başkanları, şehrin ekonomik geleceği ve esnafın yaşadığı darboğaz üzerine kritik bir karar alarak adeta Ankara’ya gözdağı verdi. Oda başkanlarının ortak mutabakatıyla alınan karara göre, talepler karşılanmadığı takdirde esnafın Ankara’ya yürüyüş başlatacağı duyuruldu.
"YAPILACAK OLAN YARDIM YETERSİZ"
Toplantıda konuşan yetkililer, esnafın içinde bulunduğu zorlu şartları dile getirerek, yetkililerden somut adımlar beklediklerini ifade ettiler. Bölgedeki ekonomik göstergelerin esnafı zorladığını belirten temsilciler, bu eylem kararının bir "çaresizlik" değil, bir "hak arayışı" olduğunu vurguladılar. Esnafın sabrının tükendiği mesajı, toplantı salonundan yükselen ortak sesle kamuoyuna yansıdı.
DEPREM SONRASI YARALAR SARILMAYA ÇALIŞILIYOR
1992 yılının 10 Temmuz gününde, şehrin ana gündem maddelerinden bir diğeri ise hiç şüphesiz deprem sonrası yürütülen konut çalışmalarıydı. Devletin, ağır hasar alan binaların hak sahiplerine yönelik sunduğu seçenekler netleşmeye başladı. O gün alınan kararlara göre, mağdur olan vatandaşlara iki seçenek sunuluyordu: Ya 30 milyon lira nakdi destek alınacak ya da devlet tarafından temin edilecek prefabrik konutlara yerleşilecekti. Şehrin dört bir yanında hummalı bir çalışma yürütülürken, vatandaşlar bu destekler hakkındaki detayları öğrenmek için resmi makamların kapısını aşındırıyordu.
ŞEHRİN DİĞER GÜNDEMLERİ
Gazetenin o günkü sayfalarında ayrıca yerel yönetim faaliyetleri ve Erzincan’ın günlük yaşamına dair notlar dikkat çekiyordu. Depremden etkilenen köylerin durumu, altyapı çalışmaları ve belediye meclisinin aldığı bölgesel kararlar, esnafın yürüyüş kararının gölgesinde kalsa da şehrin o günkü trafiğinde önemli bir yer tutuyordu. Erzincanlılar, bir yandan esnafın başlattığı bu hak arayışını takip ederken diğer yandan yarınların inşası için devletin attığı adımları merakla izliyordu.
O yıllar Erzincan'da yaşanan tüm bu gelişmeler, şehrin hem ekonomik hem de sosyal açıdan zorlu bir dönemden geçtiğini gözler önüne seriyordu. Esnaf odalarının ortaklaşa aldığı "Ankara'ya yürüme" kararı, yerel ekonominin sesini merkeze duyurma çabası olarak tarihsel kayıtlara geçerken, deprem sonrası konut sorununun çözümü için sunulan 30 milyon lira nakdi destek veya prefabrik konut seçenekleri, şehrin fiziksel olarak yeniden inşasının o günkü şartlardaki en önemli gündemini oluşturuyordu. Özetle o gün, Erzincan'da hem hak arayışının hem de afet sonrası yaraları sarma gayretinin iç içe geçtiği hareketli bir gün yaşanmıştı.





