Türkiye'nin acı gerçeklerinden biri olan deprem, pek çok ilimizde olduğu gibi 34 yıl önce Erzincan'da da silinmez izler bıraktı. Bugün tarih 13 Mart 2026. Tesadüfün böylesi yürek burkuyor; çünkü takvimler tıpkı 1992 yılında olduğu gibi yine günlerden Cuma'yı ve aylardan Ramazan'ı gösteriyor. O kış gecesinin dondurucu soğuğu bugün de bedenleri üşütürken, depremin o karanlık yüzü ve enkaz altında yitirilen canların acısı ulusal hafızamızda ilk günkü tazeliğiyle hissediliyor.
6.8 Büyüklüğündeki Yıkım
13 Mart 1992 akşamı, saatler 19:18'i gösterdiğinde Erzincan 6.8 büyüklüğündeki korkunç bir sarsıntıyla sarsıldı. İftarın üzerinden çok geçmeden, insanların evlerinde, camilerde bir arada olduğu o saatlerde gelen felaket, şehri adeta yerle bir etti. Resmi kayıtlara göre 653 vatandaşımız hayatını kaybetti, binlerce kişi yaralandı ve binlerce bina saniyeler içinde moloz yığınına döndü. Türkiye'nin birçok bölgesinde hissedilen bu sarsıntı, ülkemizin aktif fay hatları üzerinde yer aldığı gerçeğini en acı faturayla bir kez daha önümüze koymuştu.

Hem Korku Hem Gözyaşı
Bugün, o büyük yıkımın 34. yıl dönümünde, felaketi yaşayanlar ve tüm Türkiye aynı hüznü ortak bir dille paylaşıyor. Deprem anında yaşanan çaresizlik, dondurucu soğukta enkaz başında bekleyişin verdiği o tarifsiz ıstırap, bugünün Ramazan ikliminde dualarla yad ediliyor. Ülkemizin dört bir yanında deprem gerçeğiyle yaşamanın getirdiği tedirginlik ve yapısal hazırlıkların önemi her fırsatta vurgulanırken; 1992'de karanlık ve soğuk betonlar arasında kaybedilen aziz canlar rahmetle, geride kalanların gösterdiği emsalsiz metanet ise saygıyla anılıyor.
Felaketin boyutlarını ve o dondurucu karanlık gecede yaşananları hafızalarında tazelemek isteyen okuyucularımız, o güne ait çarpıcı karelerin yer aldığı 1992 Erzincan Depremi fotoğraflarına buradan (Doğu Gazetesi Arşivi) ulaşabilirler.





