Türkiye’nin sahip olduğu eşsiz bitki çeşitliliği, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde yürütülen "Resimli Türkiye Florası Projesi" ile bilimsel bir güvenceye kavuşuyor. Ali Nihat Gökyiğit Vakfı’nın destekleriyle, Türkiye’nin dört bir yanından botanikçilerin bir araya gelerek hazırladığı bu çalışma, ülkenin bitki mirasını gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen yerli ve milli bir vizyon ortaya koyuyor.
62 Ciltlik Devasa Bir Miras
Tamamlandığında 62 ciltten oluşması planlanan proje, binlerce bitki türünün botanik çizimleri ve detaylı bilimsel verilerini tek bir kaynakta topluyor. Bugüne kadar hazırlanan en kapsamlı flora kaynağı olma özelliğini taşıyan eser, sadece bir bilimsel doküman değil, aynı zamanda kültürel bir miras niteliği taşıyor.

Latince Yerine Türkçe Bilimsel İsimler
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Kandemir, Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin neredeyse tüm Avrupa kıtasına denk olduğuna dikkat çekiyor. Kandemir, geçmişte Latince ve İngilizce olarak hazırlanan flora çalışmalarının dil engeli nedeniyle toplumla sınırlı düzeyde buluşabildiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Resimli Türkiye Florası ile dünyaya örnek olabilecek yerel dilde bir 'Türkçe Bilimsel Bitki Adları Sistemi' oluşturuldu. Bitkilerimiz ilk kez sistematik biçimde Latince adlarının yanında özgün Türkçe bilimsel isimleriyle kayıt altına alınıyor. Böylece Türkiye'nin bitki zenginliği yalnızca bilim insanlarının değil, Türk toplumunun da kendi diliyle geleceğe aktarılıyor."
Her 10 Günde Bir Yeni Tür Keşfi
Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olduğunu vurgulayan Kandemir, ülkede kayıt altına alınan bitki çeşidinin 12 bini aştığını ve ortalama her 10 günde bir yeni bir türün keşfedildiğini bildirdi.
Bu çalışmanın, Türkiye'nin kendi florasını yine kendi bilim insanlarıyla yazdığı ilk kapsamlı eser olduğuna işaret eden Kandemir, "Bitkiler konusundaki çalışmalar yalnızca bilim insanlarının uğraş alanı ile sınırlı kalmamalı. Yazımı devam eden eserde bitkilerimizin her birinin eşsiz Türkçe adlarla yer alıyor olması, bitki bilimciler ile toplum arasındaki iletişim engellerini ortadan kaldıran tarihi bir adımdır" ifadelerini kullandı.
Kaynak; AA





