Finansal piyasalarda “güvenli liman” kavramı, özellikle kriz dönemlerinde yatırımcıların pusulası olmayı sürdürüyor. Ancak Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde hazırlanan bir doktora tezi, bu yaygın kabulleri sorgulatan çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Altın ve petrol gibi stratejik emtiaların fiyatları ile volatilite endekslerinin, gelişmekte olan ülkelerin hisse senedi piyasaları üzerindeki etkisi sanılandan çok daha karmaşık ve asimetrik.
Haziran 2008 – Nisan 2017 dönemini kapsayan ve aylık verilerle gerçekleştirilen çalışma, altın ve petrol piyasalarındaki dalgalanmaların borsalar üzerindeki etkisinin ülkeden ülkeye, kısa ve uzun vadede farklılaştığını bilimsel yöntemlerle ortaya koyuyor.
Altın Fiyatları Yükselirken Borsalar Neden Geriliyor?
Tezin bulgularına göre altın fiyatlarındaki artış, gelişmekte olan ülkelerin büyük çoğunluğunda hisse senedi piyasaları üzerinde negatif etki yaratıyor. Brezilya ve Rusya bu tablonun dikkat çeken istisnaları arasında yer alırken, diğer ülkelerde altın fiyatları yükseldikçe borsa endekslerinin baskılandığı görülüyor.
Daha da çarpıcı olan ise bu etkinin asimetrik olması. Altın fiyatlarındaki artış ve azalışlar, borsaları aynı ölçüde etkilemiyor. Kısa dönemde tüm ülkelerde gözlenen bu asimetri, uzun dönemde özellikle Brezilya, Tayland ve Türkiye için belirginleşiyor.
Petrol: İhracatçıya Dost, İthalatçıya Yük
Petrol fiyatları söz konusu olduğunda tablo daha net bir ekonomik ayrışmayı işaret ediyor. Çalışmaya göre petrol fiyatlarındaki değişimler;
-
Net petrol ihracatçısı olan Rusya, Brezilya, Meksika, Malezya ve Endonezya’da hisse senedi fiyatlarını pozitif etkiliyor.
-
Net petrol ithalatçısı konumundaki Güney Afrika ve Tayland’da ise petrol fiyat artışları borsalar üzerinde negatif baskı oluşturuyor.
Bu sonuç, petrolün yalnızca bir enerji girdisi değil, aynı zamanda ülkelerin finansal piyasalarında yön belirleyici bir unsur olduğunu ortaya koyuyor.
Volatilite Endeksleri: Sessiz Ama Etkili Bir Güç
Tezde yalnızca fiyatlar değil, altın ve petrol volatilite endeksleri (GVZ ve OVX) de mercek altına alınıyor. Bulgular, bu endekslerdeki pozitif ve negatif şokların hisse senedi piyasalarında kısa ve uzun dönemde farklı tepkiler yarattığını gösteriyor.
Özellikle dikkat çeken bir sonuç ise, altın ve petrol zımni volatilite endekslerinin dayanak varlıkları olan altın ve petrol fiyat endeksleriyle ilişkili olarak, incelenen ülke piyasalarının genelinde uzun dönemde negatif etki oluşturması.
Finansal Piyasalar Artık Daha Kırılgan mı?
Çalışmanın ulaştığı genel sonuç, altın ve petrol gibi stratejik emtialardaki fiyat ve volatilite dalgalanmalarının, gelişmekte olan ülkelerin hisse senedi piyasalarını önemli ölçüde ve simetrik olmayan bir yapıda etkilediği yönünde. Küresel krizler, finansal entegrasyon ve artan emtia yatırımları, bu ülkelerin borsalarını daha hassas ve öngörülmesi güç hale getiriyor.
Bu bulgular yalnızca yatırımcılar için değil, portföy yöneticileri, politika yapıcılar ve akademisyenler için de finansal risk algısına dair yeni bir pencere aralıyor.
Kaynak
Saka Ilgın, K. (2019). Altın ve Petrol Fiyatları ile Volatilite Endekslerinin Hisse Senedi Piyasaları Üzerindeki Etkisi: Gelişmekte Olan Ülkeler Üzerine Bir İnceleme. Doktora Tezi, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü. Tez No; 570782