Doğada bazı canlılar, insan bedeninin hâlâ çözemediği biyolojik sırları sessizce uyguluyor. Kış uykusuna yatan ayılar da bu sırların en dikkat çekici örneklerinden biri. Aylar süren hareketsizlik, açlık ve susuzluğa rağmen ayıların vücut dengelerini koruyabilmesi, bilim dünyasında uzun süredir mercek altında.

Ayılar kış uykusu boyunca ne beslenir ne de atık üretir. Normal şartlarda canlılar için zararlı olan metabolik atıklar, ayıların vücudunda farklı bir yol izler. Protein yıkımı sonucu ortaya çıkan üre, vücut tarafından tekrar işlenerek faydalı yapı taşlarına dönüştürülür. Bu sayede toksik birikim oluşmazken, hayati sistemler sorunsuz şekilde çalışmaya devam eder.

Bu biyolojik döngü yalnızca iç dengeyi korumakla kalmaz. Aynı zamanda ayıları uzun süreli hareketsizliğin en büyük riski olan kas erimesinden de korur. Aylarca enerji almadan kalan ayılar, kas dokularını büyük ölçüde muhafaza edebilir ve bahar aylarında inlerinden güçlü şekilde çıkabilir. İnsanlarda kısa süreli yatak istirahati bile kas kaybına yol açarken, ayıların bu dayanıklılığı bilim insanlarını şaşırtmaya devam ediyor.

Araştırmacılar, ayıların bu benzersiz metabolik yeteneğinin tıp ve uzay bilimleri açısından büyük bir potansiyel taşıdığı görüşünde. Uzun süre yatağa bağımlı kalan hastalar, yaşa bağlı kas erimesi yaşayan bireyler ve hatta uzay görevlerinde astronotların karşılaştığı fiziksel zayıflama sorunları için bu doğal mekanizma ilham kaynağı olarak değerlendiriliyor.

Bilim insanlarına göre ayıların kış uykusu, doğanın milyonlarca yıl boyunca geliştirdiği kusursuz bir biyolojik model. Bu modelin sırları çözüldükçe, insan sağlığı için çığır açıcı tedavilere kapı aralanabileceği düşünülüyor.

Muhabir: Yasemin Dülgeroglu