Doğu Anadolu’da süt sığırcılığı yapan yüzlerce işletmeden toplanan veriler, hayvancılığın en kritik ama en az konuşulan sorusuna bilimsel bir yanıt veriyor: Çiftçi neden kaba yem üretmekten vazgeçiyor? Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Kars’ta yürütülen kapsamlı bir doktora çalışması, bu sorunun arkasında yalnızca tarımsal değil; demografik, ekonomik ve yapısal dinamiklerin olduğunu gözler önüne seriyor

Hayvancılığın Sessiz Krizi: Kaba Yem Açığı

Süt ve et üretiminin temel girdisi olan kaba yem, Türkiye’de son 50 yılda daralan mera alanları nedeniyle stratejik bir üretim unsuruna dönüştü. Ancak Doğu Anadolu gibi hayvancılığın merkez üslerinde bile kaba yem üretimi sürdürülebilir değil. Çalışmaya göre işletmelerin önemli bir bölümü kaba yem ekili alanlarını başka ürünlere kaydırıyor; bu durum hem yem maliyetlerini artırıyor hem de hayvan varlığında yıl içinde ciddi dalgalanmalara yol açıyor

214 İşletme, Tek Model: Kararların Anatomisi

Araştırma, dört ilde süt sığırcılığı yapan 214 işletme sahibiyle yapılan yüz yüze anketlere dayanıyor. Elde edilen veriler, tarım ekonomisinde ileri bir analiz yöntemi olan Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) ile değerlendirildi. Bu model sayesinde çiftçilerin kaba yem üretme kararlarını etkileyen faktörler yalnızca tek tek değil, birbiriyle ilişkileri içinde analiz edildi

Yaşlanan Çiftçi Profili, Zayıflayan Üretim

Bulgular çarpıcı: Üreticilerin ortalama yaşı 50’nin üzerinde. Genç çiftçilerin sektöre katılım oranı düşük. Ortalama 35 yılın üzerindeki tarımsal deneyime rağmen, yeniliklere ve uzun vadeli üretim planlarına yönelim sınırlı. Bu tablo, kaba yem üretiminin neden sürdürülebilir olmadığını açıklayan temel sosyolojik zemini oluşturuyor

Toprak Var, Yem Yok: Arazi Kullanım Paradoksu

İşletmelerin ortalama arazi büyüklüğü 161 dekar olmasına rağmen, bu alanların büyük bir kısmı kaba yem yerine daha hızlı nakde dönüşen ürünlere ayrılıyor. Özellikle 50 dekardan fazla sulanabilir araziye sahip işletmelerin, kaba yemden uzaklaşma eğilimi dikkat çekiyor. Bu tercih, kısa vadeli gelir beklentisinin uzun vadeli hayvancılık sürdürülebilirliğinin önüne geçtiğini gösteriyor

Kararı Kim Veriyor? Bilim Yanıtlıyor

Yapısal Eşitlik Modeli sonuçlarına göre:

  • Kişisel faktörler (yaş, deneyim, eğitim) üretim kararlarını %32 oranında,

  • Münavebe (ekim nöbeti) tercihleri %35 oranında,

  • Pazarlama ve gelir beklentileri ise yaklaşık %30 oranında etkiliyor.

Yani kaba yem üretimi, yalnızca tarımsal bir tercih değil; ekonomik beklentilerle şekillenen çok boyutlu bir karar süreci

Bilimin Gösterdiği Yol: Politika Üretmeden Üretim Artmaz

Çalışma, kaba yem üretimindeki gerilemenin bireysel tercihlerden çok yapısal sorunlara dayandığını ortaya koyuyor. Genç çiftçilerin üretime katılımını teşvik eden politikalar, pazarlama güvencesi ve münavebeyi destekleyen planlamalar olmadan hayvancılıkta verim artışının mümkün olmadığı bilimsel olarak kanıtlanıyor

Kaynak

Taşgın, G. (2023). Süt Sığırcılığı İşletmelerinde Kaba Yem Bitkisi Üretim Kararlarını Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi: Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Kars Örneği. Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tez No; 843031

Muhabir: Merve Kiraz