Ekonomik büyüme denildiğinde akla genellikle daha güçlü finansal piyasalar gelir. Bankaların yaygınlaşması, kredi hacminin artması ve sermaye piyasalarının derinleşmesi çoğu zaman kalkınmanın ön koşulu olarak kabul edilir. Ancak Atatürk Üniversitesi’nde tamamlanan kapsamlı bir doktora tezi, bu yerleşik kabule bilimsel bir itiraz getiriyor.

Gelişmekte olan ülkeleri mercek altına alan çalışma, finansal piyasaların her bileşeninin ekonomik büyüme ve ihracat üzerinde aynı yönde etki yaratmadığını ortaya koyuyor.

19 Ülke, 18 Yıl, Tek Bir Soru: Finansal Piyasalar Ne Kadar Faydalı?

Doktora tezinde, 2003–2020 dönemini kapsayan verilerle 19 gelişmekte olan ülke analiz edildi. Panel veri yöntemiyle yürütülen ekonometrik analizde şu temel soru soruldu:
Finansal piyasaların gelişimi, ihracat ve ekonomik büyümeyi gerçekten destekliyor mu?

Araştırma, finansal piyasaları para piyasası ve sermaye piyasası ayrımıyla ele alarak bu soruya daha derinlikli yanıtlar arıyor.

Şaşırtıcı Bulgular: Para Piyasası Büyümeyi Yavaşlatıyor

Tezin en dikkat çekici sonuçlarından biri, para piyasası gelişiminin etkileriyle ilgili. Analiz sonuçlarına göre:

  • Para piyasalarındaki gelişme,
    gelişmekte olan ülkelerde hem ekonomik büyüme hem de ihracat üzerinde negatif etki yaratıyor.

Bu bulgu, kredi hacminin artmasının ve kısa vadeli finansal araçların yaygınlaşmasının her koşulda üretimi ve dış ticareti desteklemediğini gösteriyor. Özellikle kaynakların verimsiz alanlara yönelmesi, finansal genişlemenin ekonomik performansı baskılayabileceğine işaret ediyor.

Sermaye Piyasaları İhracatı Destekliyor Ama…

Tezde sermaye piyasaları ayrı bir başlık altında inceleniyor. Elde edilen bulgulara göre:

  • Sermaye piyasası gelişimi,
    ihracat üzerinde pozitif bir etkiye sahip.

  • Ancak aynı etki,
    ekonomik büyüme üzerinde gözlemlenmiyor.

Bu sonuç, sermaye piyasalarının özellikle dış pazarlara açılan firmalar için önemli bir finansman kanalı sunduğunu; ancak bunun makro ölçekte büyümeyi otomatik olarak hızlandırmadığını ortaya koyuyor.

Finansal Derinlik Tek Başına Yeterli Değil

Tez bulguları, finansal piyasaların yalnızca büyüklüğünün ya da derinliğinin değil, nasıl işlediğinin belirleyici olduğunu gösteriyor. Para piyasaları yoluyla sağlanan fonların niteliği, kullanım alanları ve ekonomiye aktarılma biçimi; büyüme ve ihracat üzerinde kritik rol oynuyor.

Bu yönüyle çalışma, finansal gelişmenin “niceliksel” değil “niteliksel” boyutuna dikkat çekiyor.

Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Güçlü Bir Uyarı

Araştırma, gelişmekte olan ülkelerde izlenen finansal liberalizasyon ve kredi genişlemesi politikalarının sorgulanması gerektiğini ortaya koyuyor. Finansal piyasaların büyümesi tek başına bir başarı göstergesi değil; yanlış yönlendirildiğinde ekonomik performansı zayıflatabilen bir unsur haline gelebiliyor.

Bilimsel Katkı: Alışılmış Kabullere Veriyle İtiraz

Bu doktora tezi, finansal gelişme–büyüme–ihracat ilişkisini tek boyutlu ele alan yaklaşımların ötesine geçerek, gelişmekte olan ülkeler için daha temkinli ve kanıta dayalı bir çerçeve sunuyor. Bulgular, politika yapıcılar ve iktisat literatürü açısından güçlü bir tartışma zemini oluşturuyor.

Kaynak

Pagheh, E. (2023). Finansal Piyasaların Gelişmesinin, İhracat ve Ekonomik Büyüme Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi: Gelişmekte Olan Ülkelerde Ekonometrik Bir Uygulama.
Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat Anabilim Dalı, Erzurum. Tez No; 797291

Muhabir: Merve Kiraz