Doğu Anadolu’nun köklü irfan merkezlerinden biri olan Erzincan’da, asırlar boyunca dilden dile aktarılan manevi mirasın ardındaki saklı hazineler gün yüzüne çıkıyor. Şehrin sokaklarında mütevazı bir esnaf olarak ömür süren, okuma yazma bilmediği halde kaleme aldırdığı hikmet dolu dizelerle devrinin manevi önderleri arasında sayılan Leblebici Baba’nın kayıp divanı, Erzincanlı akademisyen Prof. Dr. Orhan Aktepe’nin gayretiyle edebiyat ve tasavvuf dünyasında yeniden yankı buluyor.

Şehrin Saklı Kalmış Manevi Hafızası

Erzincan’da yaşamış olan ve tasavvuf çevrelerinde "Şems-i Hayal" mahlasıyla bilinen Süleyman Bin Abdurrahman (Leblebici Baba), devrin büyük mürşidi Terzi Baba’nın (Hayyat Vehbi) en sadık talebeleri arasında yer aldı. Ömrünü Terzi Baba dergâhında hizmete adayan Leblebici Baba, ümmi bir zat olmasına rağmen söylediği derin tasavvufi şiirlerle kendi döneminde "Erzincan’ın Yunus Emre’si" olarak anıldı.

Erzincan’da Nüfus Müdürlüğü KPSS İçin Pazar Günü Açık Olacak
Erzincan’da Nüfus Müdürlüğü KPSS İçin Pazar Günü Açık Olacak
İçeriği Görüntüle

Divan İkinci Baskısıyla Raflarda

Prof. Dr. Orhan Aktepe, Leblebici Baba’nın "Tuhfetü’l-Uşşak" adını taşıyan ve dervişlerin tuttuğu kayıtlarla günümüze ulaşan divanını titiz bir akademik incelemeyle yayına hazırladı. Doğu Yayınları etiketiyle ikinci baskısı gerçekleştirilen eser; hem hece hem de aruz vezniyle kaleme alınmış deyişleri, Erzincan tarihine ve tasavvuf kültürüne ışık tutan zengin sözlüğü ve döneme dair dipnotlarıyla araştırmacılara eksiksiz bir kaynak sunuyor.

Gelecek Nesillere Kültürel Miras

Prof. Dr. Orhan Aktepe’nin Erzincan’da sürdürdüğü yerel tarih ve tasavvuf araştırmalarının önemli bir halkasını oluşturan çalışma; kentin manevi geçmişini, dergâh kültürünü ve esnaf teşkilatının derin tasavvufi bağlarını somut metinler üzerinden belgeliyor. İkinci baskısıyla yeniden kültür sanat dünyasına kazandırılan divan, Erzincan’ın unutulmaya yüz tutmuş sözlü ve yazılı irfan hazinesini geleceğe taşımaya devam ediyor.

Muhabir: Sümeyra İÇER