Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Erzincan Şubesi, ara verdiği haftalık programlarına ilahiyatçı ve yazar Prof. Dr. Orhan Aktepe’yi konuk ederek yeniden başladı. Düzenlenen etkinlikte, Erzincanlı mutasavvuf şair Leblebici Baba’nın Tuhfet'ül-Uşşak adlı şiir kitabının ikinci baskısı tanıtıldı.
Türkiye Yazarlar Birliği Erzincan Şubesi’nde Yeni Sezon Heyecanı
Türkiye Yazarlar Birliği Erzincan Şubesi, geleneksel haftalık programlarına verilen aranın ardından tekrar başladı. Şube binasında gerçekleşen dönemin ilk programına ilahiyatçı Prof. Dr. Orhan Aktepe konuk oldu.
Programın açılışında konuşan Şube Başkanı Halil İbrahim bey, bu yıl programlara başlamakta biraz geç kaldıklarını belirterek sezonun ilk etkinliğini Orhan Aktepe’nin hazırladığı kitapla açtıklarını söyledi. Kendisine katılımı için teşekkür eden Şube Başkanı, ayrıca Vahdettin Yüksel Yalçınkaya’nın katılımcılara olan özel selamlarını ileterek sözü Prof. Dr. Orhan Aktepe’ye bıraktı.
Tasavvufun Tarihi ve Erzincan’ın Köklü İrfan Gelenegi
Konuşmasına besmele ile başlayarak davetleri için Yazarlar Birliği Erzincan Şube Başkanı Halil İbrahim bey ve yönetimine teşekkür eden Prof. Dr. Orhan Aktepe, kendisinin edebiyat tarihçisi veya şair olmadığını, hayatında hiç şiir yazmadığını ve uzmanlık alanının şiir sanatı olmadığını dile getirdi. Kitabı bir kader cilvesi olarak hazırladığını belirten Aktepe, İslam tasavvufunun ve tarikatların tarihsel gelişimine dair önemli açıklamalarda bulundu.
Bütün dinlerde mistik bir yanın ve tasavvufi anlayışın bulunduğunu ifade eden Aktepe, Türklerin Müslümanlığı kabul etmesinde ve Anadolu’ya yerleşmesinde tarikatların çok büyük bir rol oynadığını vurguladı. Anadolu’daki tarikatların Orta Asya kökenli olduğuna dikkat çeken Aktepe, Erzincan’ın tarih boyunca tasavvuf ve tarikat kültürü açısından vazgeçilmez ve son derece meyilli bir şehir olduğunu aktardı.
Erzincan'daki tekkelerin kapatıldığı dönemde şehirde dört ana dergahın bulunduğunu belirten Aktepe; bunlar arasında Sami Efendi dergahının iki kolu olan Şeyh Beşir Efendi ve Şeyh Abdurrahman Efendi tekkeleri, Şeyh Saffet Efendi’nin Kadiri tekkesi ve Kemahlı Hacı İbrahim Efendi’nin Mevlevi tekkesinin yer aldığını hatırlattı.
Halid-i Bağdadi, Terzibaba ve Erzincan Halkası
Özellikle Nakşibendi tarikatının Halid-i Bağdadi kolu üzerinde duran Prof. Dr. Orhan Aktepe, Halid-i Bağdadi'nin Mekke'de İmam-ı Rabbani'nin çizgisini sürdüren Abdullah Dehlevi ile tanışarak Hindistan'a gittiğini, ardından Bağdat ve Şam'a gelerek tarikatını neşrettiğini anlattı. İbn Abidin, Alusi ve Mekke'de vefat eden Abdullah Mekki Erzincani gibi büyük alimlerin Halid-i Bağdadi'nin irşad halkasında yer aldığını belirtti.
Abdullah Mekki’nin tarikatı yaymak üzere Erzurum üzerinden Erzincan’a geldiğini ifade eden Aktepe, Erzincan’da tekkenin başına geçmesi için Terzibaba’nın tavsiye edildiğini aktardı. Hazar Denizi bölgesinden göç ederek Erzincan’a yerleşen ve terzilikle meşgul olan Terzibaba’ya görev teklif edildiğinde bunun getirisi olacağı hakkında sarf edilen teklife "Vallahi ben dünya için Allah demem" sözünü hatırlatan Aktepe, Terzibaba'nın kısa sürede geniş müridan kitlesine ulaştığını ve ehl-i sünnet çizgisinde bir tasavvuf anlayışını yaydığını vurguladı.
Leblebici Baba ve Tuhfet'ül-Uşşak Eserinin İkinci Baskı Serüveni
Erzincan’ın yazılı kültürden ziyade sözlü kültüre daha yatkın olması nedeniyle tarihi şahsiyetler hakkında kısıtlı bilgiye ulaşılabildiğini belirten Prof. Dr. Orhan Aktepe, Leblebici Baba’nın Terzibaba halkasına mensup şairlerden biri olduğunu söyledi. Leblebici Baba’nın aslen Çağlayan yolundaki Zetkığ (Değirmen) köyünden olduğunu, daha sonra şehre göç ettiğini ve Sibyan mektebine gittiğinin bilindiğini aktardı. Leblebici Baba hakkında en kapsamlı bilginin Aşçı İbrahim Efendi’nin dört ciltlik Aşçı Dede Hatıratı eserinde Hacı Fehmi Efendi silsilesi anlatılırken birkaç cümleyle geçtiğini kaydetti.
Eserin ilk basımının 1990’lı yıllarda şair Rıfkı Kaymaz’ın teşvikiyle belediye yayınları arasından çıktığını ancak piyasada çok fazla dolaşmadığını ifade eden Aktepe, ikinci baskının ise Leblebici Baba’nın torunlarından Vahdettin Yüksel Yalçınkaya’nın istek ve destekleriyle, Şube Başkanı Halil İbrahim beyin girişimleri neticesinde yeniden basıldığını açıkladı.
Mutasavvıfların iç dünyalarını, batıni ve ledünni fikirlerini ifade ederken sembollerle dolu olan şiir dilini tercih ettiklerini belirten Aktepe, Leblebici Baba’nın divanında vahdet-i vücud gibi aşırı batıni yorumların yer almadığını, sade, düz ve ehl-i sünnet çizgisine uygun bir Müslümanlık anlayışının hakim olduğunu vurguladı. Eserin dilinin günümüz nesli tarafından kolay anlaşılabilmesi adına kitabın sonuna özel bir sözlük eklediğini de sözlerine ekledi.
Yazarlar Birliği Erzincan Şube Başkanı Halil İbrahim Özdemir'in imzaladığı teşekkür belgesi eğitimci Hıfzı Kaymaz tarafından Profesör Dr. Orhan Aktepe'ye verildi. Aktepe'ye ayrıca baskısını ilk kez gördüğü kendi kitabı takdim edildi.
Aktepe, Tuhfet'ül-Uşşak kitabının ikinci baskısını dinleyiciler için imzalayarak dağıttı ve ardından çay sohbetine geçilerek katılımcıların sorularını yanıtladı.





