Evlilik birliği kurulurken verilen sözler, zaman zaman boşanma sürecinin en çetrefilli konularından biri haline gelebiliyor. Özellikle geleneksel uygulamalar ile resmi hukukun kesiştiği noktalarda yaşanan anlaşmazlıklar, mahkeme koridorlarında yeni içtihatların doğmasına zemin hazırlıyor. Söz uçar yazı kalır atasözünü bir kez daha haklı çıkaran son olay, evlilik vaatlerinin hukuki boyutunu ve belgelendirmenin önemini net bir şekilde gözler önüne serdi.

Giresun'da yaşayan bir çift, resmi nikah işlemlerinin ardından dini nikah töreni de gerçekleştirdi. Bu tören sırasında kadına mehir olarak 150 gram altın verileceği taahhüt edildi. Çift, bu vaadi yazılı bir belgeye dönüştürerek karşılıklı olarak imza altına aldı. Ancak iddialara göre evlilik süreci boyunca kadına söz konusu altınlar teslim edilmedi. Çiftin boşanma kararı almasının ardından ise ödenmeyen bu mehir, hukuki bir davanın konusunu oluşturdu.

Boşandığı eşinden mehir hakkını talep eden kadın, alacağının tahsili amacıyla mahkemeye başvurdu. Dava sürecinde en önemli kanıt olarak, dini nikah kıyılırken hazırlanan ve altında her iki tarafın da imzası bulunan belge mahkemeye sunuldu. Yargılamayı yürüten mahkeme, tarafların imzasını taşıyan bu senedi geçerli bir somut delil olarak kabul etti. Yapılan değerlendirmelerin ardından kadının talebi haklı bulunarak, vaat edilen 150 gram altının ödenmesine hükmedildi.

Emekli Maaşı Eksik Yatanlar Dikkat!
Emekli Maaşı Eksik Yatanlar Dikkat!
İçeriği Görüntüle

Verilen bu emsal kararın temelinde yatan hukuki dayanaklar, sözlü vaatlerin nasıl güvence altına alınabileceğini de gösterdi. Davacı kadının avukatı, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde kadınların evlilikten doğan haklarını talep edebilmeleri için öncelikle resmi nikahın şart olduğunu hatırlattı. Mahkemenin verdiği karardaki en belirleyici unsurun vaadin imza altına alınması olduğuna dikkat çeken avukat, mehir gibi alacak talepleri için verilen sözlerin mutlaka yazılı hale getirilmesi ve bu işlemin tanıklar huzurunda yapılması gerektiğini vurguladı.

Muhabir: Sümeyra İÇER