Trafikte beklerken üstünüzden bir hava taksisinin geçtiğini, sipariş verdiğiniz kargonun ise insansız bir hava aracıyla dakikalar içinde kapınıza ulaştığını hayal edin. Bilim kurgu filmlerini aratmayan bu senaryo, artık hayal olmaktan çıkıyor. “Gelişmiş Hava Hareketliliği (Advanced Air Mobility – AAM)” adı verilen yeni ulaşım sistemi, şehir içi ve şehirler arası ulaşımı baştan yazmaya hazırlanıyor.

Elektrikli ve çoğu zaman otonom olarak çalışacak bu yeni nesil hava araçlarının; karbon salımını azaltması, trafik yoğunluğunu hafifletmesi ve ulaşımı daha verimli hâle getirmesi hedefleniyor. Uzmanlara göre bu sistemlerin yaygınlaşması sanıldığı kadar uzak değil. Gelişmiş hava hareketliliğinin önümüzdeki 5 ila 25 yıl içinde, özellikle 2030–2050 döneminde günlük yaşamın bir parçası hâline gelmesi bekleniyor.

Şehirlerin Yeni Pistleri: Vertiportlar

Bu dönüşümle birlikte şehir manzaraları da değişecek. Dikey kalkış ve iniş yapılabilen özel pistler olan vertiportlar, yeni hava ulaşımının temel yapı taşlarından biri olacak. Mevcut havalimanlarına entegre edilmesi planlanan bu pistler için tasarım ve konumlandırma standartları Eylül 2022 itibarıyla belirlenmiş durumda.

Gürültüden Güvenliğe Yeni Standartlar

Gelişmiş hava hareketliliği araçlarının güvenli ve konforlu şekilde kullanılabilmesi için birçok teknik kriter öne çıkıyor. Gürültüyü azaltmaya yönelik yeni tasarımlar, otonom uçuş yazılımları, acil iniş protokolleri, çarpışma önleme sistemleri ve yolcu konforunu artıracak sürüş kalitesi çözümleri bu kriterlerin başında geliyor. Ayrıca şarj istasyonları, ağ bağlantıları ve hava sahası yönetimi için de kapsamlı altyapı çalışmaları yürütülüyor.

eVTOL’ler Göreve Hazırlanıyor

Bu alandaki en dikkat çekici araçlar ise eVTOL olarak adlandırılan, elektrikle çalışan ve helikopter gibi dikey kalkış-iniş yapabilen hava araçları. Pilotlu ya da tamamen otonom olarak tasarlanan bu araçların, yoğun hava sahasında güvenle uçabilmesi için gelişmiş otomasyon ve iletişim yazılımları geliştiriliyor.

Dev Kurumlar Sahada

Gelişmiş hava hareketliliği konusunda NASA, EASA, SESAR JU ile Çin-Japonya-Güney Kore ortaklığı başta olmak üzere birçok uluslararası kurum yoğun Ar-Ge çalışmaları yürütüyor. ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) ise bu yeni ulaşım sisteminin güvenli şekilde hayata geçirilmesi için “Innovate28” adlı uygulama planını devreye aldı. Plan, uçan taksilerin ve benzeri araçların belirli bölgelerde kademeli olarak kullanılmasını hedefliyor.

Gökyüzü Yakında Daha Kalabalık Olabilir

Tüm bu çalışmalar, uçan taksiler ve insansız hava araçlarının sandığımızdan çok daha kısa sürede hayatımıza gireceğine işaret ediyor. Eğer planlar öngörüldüğü gibi ilerlerse, yakın gelecekte trafikten kaçmanın yolu belki de gökyüzüne bakmak olacak.

Muhabir: Merve Kiraz