Tasarruf finansman sistemine dahil olup sonradan ayrılmak isteyen binlerce vatandaşı yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir yargı kararı çıktı. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bir vatandaşın araç sahibi olmak için ödediği 38 bin liralık organizasyon bedelinin iadesi talebiyle açtığı davada son noktayı koydu. Yüksek mahkeme, yerel mahkemenin "iade" kararını bozarak, mevcut mevzuatın bu tür ücretlerin geri alınmasına izin vermediğini hatırlattı.
2021 yılı milat oldu
Yargıtay'ın kararına gerekçe olan en önemli unsur, 7 Mart 2021 tarihinde yürürlüğe giren yasal düzenleme oldu. Kararda, bu tarihten sonra yapılan sözleşmelerde organizasyon ücretinin "sistemin yönetim ve faaliyet bedeli" olarak tanımlandığı ve müşterinin cayma hakkını kullanması durumunda sadece birikim tutarının iade edilebileceği vurgulandı. Yasaya göre şirketler, bu tarihten sonraki sözleşmelerde organizasyon ücretini iade etmekle yükümlü tutulmuyor.
Yerel mahkemenin kararı hatalı bulundu
Çerkezköy'de görülen ilk davada yerel mahkeme, tüketicinin yeterince aydınlatılmadığını gerekçe göstererek organizasyon ücretinin "haksız şart" olduğuna ve iadesine karar vermişti. Ancak Adalet Bakanlığı'nın başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay, yerel mahkemenin 2021 yılındaki yasa değişikliğini göz ardı ettiğini belirterek kararı "kanun yararına" bozdu.
Bundan sonra ne olacak?
Bu karar, özellikle 2021 yılından sonra tasarruf finansman şirketleriyle sözleşme imzalayanlar için bağlayıcı bir nitelik taşıyor. Uzmanlar, sisteme dahil olacak vatandaşların sözleşme imzalamadan önce organizasyon ücreti ve cayma şartlarını dikkatle incelemesi gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor. Mevcut kararla birlikte, yeni dönem sözleşmelerinde cayma durumunda organizasyon ücretinin geri alınması hukuken zorlaşmış oldu.