Ameliyat sonrası yoğun bakım süreçlerinde hastalara uygulanan oksijen tedavisi, yalnızca solunumu desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda hastaların konforunu da doğrudan etkiliyor. Üniversite hastanesinde yürütülen bir araştırma, yoğun bakımda yaygın olarak kullanılan iki farklı oksijen verme yönteminin hasta üzerindeki etkilerini ayrıntılı biçimde inceledi.
Çalışmada, oksijenin nasıl verildiğinin hastaların fizyolojik bulguları kadar psikolojik ve fiziksel rahatlığı üzerinde de belirleyici olduğu ortaya konuldu.
İki Farklı Oksijen Uygulaması İncelendi
Araştırma, genel cerrahi yoğun bakım ünitesinde ameliyat sonrası ilk saatleri kapsayacak şekilde planlandı. Çalışmaya dahil edilen 84 hasta iki gruba ayrıldı: bir gruba nazal kanül, diğer gruba ise oksijen maskesi ile oksijen verildi.
Veriler, hastalarla yüz yüze yapılan görüşmeler, vital bulgu takipleri ve konfor düzeyini ölçmeye yönelik ölçekler aracılığıyla toplandı. Böylece hem sayısal ölçümler hem de hastaların öznel deneyimleri birlikte değerlendirildi.
Maske Daha Yüksek Oksijen, Daha Fazla Rahatsızlık
Araştırma sonuçlarına göre, oksijen maskesi kullanılan hastalarda kandaki oksijen düzeyinin belirli zaman aralıklarında daha yüksek olduğu belirlendi. Ancak bu fizyolojik avantaj, her zaman daha iyi bir hasta deneyimi anlamına gelmedi.
Oksijen maskesiyle tedavi edilen hastaların, psikolojik açıdan daha fazla rahatsızlık hissettikleri; ağız kuruluğu ve susama gibi şikâyetleri daha sık dile getirdikleri görüldü. Nazal kanül kullanan hastalarda ise burun bölgesinde tahriş ve ağrı hissi ön plana çıktı.
Konfor Puanlarında Anlamlı Fark Yok
Hastaların genel konfor düzeyleri değerlendirildiğinde, her iki oksijen verme yöntemi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. Buna rağmen, hastaların yaşadıkları fiziksel ve duygusal rahatsızlıklar karşılaştırıldığında, oksijen maskesi kullanılan grupta olumsuz deneyimlerin daha belirgin olduğu dikkat çekti.
Araştırmacılar, konforun yalnızca sayısal puanlarla değil, hastaların bireysel algılarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
Vital Bulgular ve Konfor Arasında Dikkat Çeken İlişki
Çalışmada, hastaların konfor düzeyi ile vital bulguları arasında zayıf fakat ters yönlü bir ilişki bulundu. Ayrıca vücut kitle indeksi, yaş ve ameliyat türü gibi değişkenlerin hem vital bulguları hem de konfor algısını etkilediği belirlendi.
Bu bulgular, yoğun bakımda standart uygulamaların hasta özelliklerine göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Bakım Kalitesi İçin Bireysel Değerlendirme Şart
Araştırma sonuçları, oksijen tedavisinde tek tip uygulamadan ziyade hasta konforunu merkeze alan bireysel bakım planlarının önemini ortaya koyuyor. Uzmanlar, hastaların hipoksi belirtileri yönünden yakından izlenmesini ve oksijen verme yönteminin etkinliğinin düzenli olarak değerlendirilmesini öneriyor.
Doğru yöntemin seçilmesi, yalnızca oksijen düzeylerini değil, tedavi sürecinin genel kalitesini de artırabiliyor.
Kaynak: Oksijen Verme Yönteminin Vital Bulgular ve Konfor Düzeyine Etkisi başlıklı Yüksek Lisans Tezi, Üniversite Hastanesi Genel Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesi’nde yürütülen tanımlayıcı analitik araştırma, 2024. Tez No: 888693





