Türkiye’nin en acı gerçeklerinden biri olan deprem felaketi, yıllar geçse de yüreklerdeki yerini korumaya devam ediyor. Ülkemizin pek çok fay hattı bölgesinde olduğu gibi, Erzincan'da da büyük yıkımlara yol açan ve bugün 34. yıl dönümü olan 13 Mart 1992 depremine dair tarihi bir belge yeniden gündeme geldi. Bugünün tıpkı 34 yıl önceki gibi Cuma gününe ve Ramazan ayına denk gelmesi, dondurucu soğukta kaybedilen canların acısını daha da derinleştirdi. O dönem Erzincan Anadolu Lisesi Müdürü olarak görev yapan ve ilerleyen yıllarda 26. Dönem Milletvekili olarak mecliste yer alan Sebahattin Karakelle’nin, felaketin hemen ardından lise dergisi "Tomurcuk" için kaleme aldığı yazı, okuyanları o acı dolu geceye geri götürdü.
Feryatları Satırlara Taşıdı
Karakelle’nin kaleme aldığı satırlar, sadece bir şehrin değil, tüm Türkiye'nin ortak acısını tüm çıplaklığıyla yansıttı. Deprem anında ve sonrasında yaşanan büyük çaresizliği "Depremi Ancak Yaşayan Bilir" ifadeleriyle özetleyen Karakelle, enkaz altından yükselen yardım çığlıklarını sarsıcı bir dille anlattı. Sevdiklerini kurtarmak için betonları elleriyle parçalayan babaların ve karanlıkla boğuşan annelerin dramı, Karakelle'nin kaleminden ülkemizin deprem arşivi için ağır bir tecrübe olarak tarihe not düşüldü.
Birlik Ve Beraberlik Vurgusu
Makalede, felaketler karşısında milli birlik ve dayanışmanın önemine de güçlü bir şekilde dikkat çekildi. Ülkemizin yaşadığı diğer tüm afetlerde de şahit olunduğu gibi, Erzincan'da da eğitim ordusunun ve öğretmenlerin İstiklal Harbi yıllarındaki inançla görevlerine sarıldığı ifade edildi. Yazıda, yaraları sarmak ve öğrencileri geleceğe hazırlamak için gösterilen fedakarlığın, gelecek kuşaklara bırakılacak en iyi miras olduğunun altı çizildi. Bu tarihi satırlar, 34 yıl sonra bugün, ülkemizin deprem gerçeğiyle topyekûn mücadele ederken ihtiyaç duyduğu dayanışma ruhunu tüm Türkiye'ye bir kez daha hatırlattı.
İşte makalenin tüm satırları:






