Fosil yakıtlar arasında en yüksek karbon yoğunluğuna sahip olan kömür, küresel sera gazı emisyonlarının başlıca kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde hazırlanan bilimsel bir yüksek lisans tezine göre, kömür tüketimi tek başına petrol ve doğal gazdan daha fazla sera gazı salımına neden oluyor.
2021 yılı verileri incelendiğinde, kömür tüketiminin küresel ölçekte yaklaşık 14,3 milyar ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı salımına yol açtığı görülüyor. Bu değer, kömürün iklim değişikliği üzerindeki belirleyici rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor.
BRICS-T Ülkeleri Emisyon Artışında Kritik Rol Oynuyor
Tez çalışmasında Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika ve Türkiye’den oluşan BRICS-T ülkeleri özel olarak ele alındı. Bu ülkelerin hem hızlı ekonomik büyüme göstermesi hem de enerji ihtiyaçlarını büyük ölçüde kömürden karşılaması, emisyon artışını hızlandıran temel etkenler arasında yer alıyor.
Araştırmaya göre, BRICS-T ülkeleri kömür tüketiminden kaynaklanan küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 73’ünden sorumlu. Özellikle Çin ve Hindistan, dünya genelinde kömür kaynaklı emisyonların en büyük payını oluşturan ülkeler olarak öne çıkıyor.
2035 Tahminleri Endişe Verici
Çalışma kapsamında geliştirilen istatistiksel modeller, kömür tüketimine bağlı sera gazı emisyonlarının 2025–2035 döneminde de artmaya devam edeceğini ortaya koyuyor. Tahminlere göre:
BRICS-T ülkelerinde kömür kaynaklı sera gazı emisyonları yıllık ortalama yüzde 2,39 artacak.
Küresel ölçekte ise artış oranı yıllık yüzde 1,71 seviyesinde gerçekleşecek.
2035 yılına gelindiğinde, yalnızca kömür tüketiminden kaynaklanan emisyonların BRICS-T ülkelerinde 14 milyar ton, dünya genelinde ise 19 milyar ton karbondioksit eşdeğerine ulaşması bekleniyor.
Bu artış, küresel ısınmanın hızlanması ve iklim değişikliğinin etkilerinin daha da derinleşmesi anlamına geliyor.
Bilimsel Modeller Politikalara Yol Gösterebilir
Tezde kullanılan trend analizi temelli istatistiksel modellerin, sera gazı emisyonlarını tahmin etmede yüksek doğruluk sağladığı vurgulanıyor. Araştırma sonuçlarına göre bu modeller, enerji ve çevre politikalarının planlanmasında karar vericiler için önemli bir yol haritası sunabilir.
Uzmanlar, kömür tüketimine dayalı enerji politikalarının sürdürülmesi halinde iklim hedeflerine ulaşmanın giderek zorlaşacağına dikkat çekiyor. Bu nedenle yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması ve kömüre bağımlılığın azaltılması, acil ve kaçınılmaz bir gereklilik olarak öne çıkıyor.
Kaynak:
Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Maden Mühendisliği Anabilim Dalı, Kömür Tüketiminden Kaynaklanan Sera Gazı Emisyonları ve Emisyon Tahminine Yönelik İstatistiksel Modellerin Geliştirilmesi, Yüksek Lisans Tezi, Büşra Demir Avcı Ocak 2024 Trabzon Tez No: 845436





