Müminin miracı ve dinin direği kabul edilen namaz, her Müslümanın hayatında en yüksek hassasiyeti göstermesi gereken temel ibadettir; bu ibadetin sıhhati ise sehiv secdesi hükümlerinin doğru bilinmesiyle doğrudan ilişkilidir. Namaz esnasında meydana gelen her kusur gelişigüzel telafi edilemeyeceği gibi, sehiv secdesinin hangi hallerde ibadeti kurtaracağını, hangi eksikliklerde ise geçersiz kalıp namazın iadesini gerektireceğini bilmek her müminin ibadet şuurunun ayrılmaz bir parçasıdır.
Kelime anlamı "unutmak, yanılmak ve gafil olmak" demek olan sehiv, namazın farzlarından birinin geciktirilmesi yahut vaciplerinden birinin sehven terk ya da tehir edilmesi durumunda yapılan telafi secdesidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), İbn Mâce'nin İkâme bölümünde yer alan hadis-i şerifinde (İbn Mâce, İkâme, 129), "Sizden biri yanıldığı zaman iki defa secde etsin" buyurarak, dalgınlık halinde namazın nasıl kurtarılacağını açıkça gösteriyor.
Mezheplere Göre Hükmü ve Adım Adım Yapılışı
Fıkıhta sehiv secdesinin hükmü mezheplere göre farklılık taşır. Hanefi mezhebi, namazdaki kusuru düzeltmek adına son oturuşta yapılan bu secdeyi vacip görürken; Şafii mezhebi kasten veya unutarak yapılan noksanlıkların giderilmesi için sehiv secdesini sünnet kabul ediyor.
Namazı tamamlarken şu sırayı takip etmek gerekiyor:
-
Son oturuşa gelindiğinde sadece "Ettehiyyatü" duası okunur.
-
Ardından yalnızca sağ tarafa selam verilir.
-
"Allahu Ekber" diyerek peş peşe iki kez secdeye varılır ve her secdede normal namazda olduğu gibi üç defa "Sübhâne Rabbiye’l-â’lâ" denir.
-
Secdelerin bitiminde tekrar oturulur; bu kez "Ettehiyyatü", "Allahümme salli" ve "Allahümme barik" duaları okunup her iki yana selam verilerek namaz huzurla noktalanır.
-
Şafii mezhebine mensup olanlar ise bu iki secdeyi sağa selam vermeden hemen önce yerine getiriyor.
Hangi Hallerde Sehiv Secdesi Yapılır?
Namaz kılarken karşılaşılan durumlarda sehiv secdesinin devreye girdiği haller fıkhi kurallarla belirlenmiştir:
-
Dualarda Tereddüt ve Duruş Hataları: Teşehhüt, salli-barik veya kunut gibi duaları okuyup okumadığından şüphe eden kişi, ayağa kalkmışsa tekrar geriye dönüp oturmaz. Namazına devam eder ve en sonunda sehiv secdesi yapar. Hükmü bildiği halde kasten geri dönüp oturanın namazı bozulurken; unutarak veya bozulacağını bilmeyerek geri oturanın namazı geçerli kalır.
-
Cemaatle Namazda İmama Uyma: Cemaatle namaz kılan kişi, imam henüz teşehhütte otururken sehven ayağa kalkarsa, imama uymak adına derhal geri oturmak zorundadır. Durumu bildiği halde kasten kalkmaya devam ederse namazı bozulur.
-
Surelerin Karıştırılması: Farz namazların ilk iki rekatında Fatiha suresi veya ardından okunan zammı surenin tamamı yahut çoğu şaşırılırsa, unutulursa ya da surelerin sırası sehven değiştirilirse sehiv secdesi uygulanır.
-
Vitir Namazındaki İhmaller: Vitir namazında Kunut tekbiri terk edilir veya Kunut duaları okunmadan doğrudan rükuya varılırsa sehiv secdesi yapılması gerekir.
-
Kasten Bozan Fiillerin Sehven İşlenmesi: Kasten yapıldığında namazı bozan fiiller unutularak yapıldığında yanılma secdesi devreye girer.
Rekat Sayısında Şüphe ve Hadislerdeki Çözüm Yolu
Namaz kılan kimse rekat sayısında tereddüde düştüğünde izleyeceği yol fıkıh ve hadis kaynaklarında açıkça tarif ediliyor:
-
Az Olan Rekatı Esas Alma: Üç mü yoksa dört mü kıldığı hususunda şüpheye düşen ve tereddüdü dördüncü rekata kalkıncaya kadar süren kişi, en az kıldığı rekatı esas alarak namazını tamamlar ve son oturuşta sehiv secdesi yapar. Eğer üçüncü rekatta iken kıldığı rekatın üçüncü olduğunu kesin olarak hatırlarsa namazına devam eder ve secde yapmaz.
-
Hadis-i Şeriflerin Hükmü: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu konuda, "Sizden biri şüphelendiği zaman doğruyu araştırsın ve namazını tamamlasın" buyururken (Buhârî, Salât, 31; Müslim, Mesâcid, 88, 89; Ebû Davud, Salât, 190, 191, 193; Nesâi, Sehv, 24, 25); Zeylaî'nin Nasbü’r-Râye eserinde nakledilen hadiste de, "Sizden biri namazında şüphe eder, üç mü yoksa dört mü kıldığını bilemezse, şüpheyi atsın ve en az rekâtı esas alarak namazına devam etsin" ifadesi yer alır (Zeylaî, Nasbü’r-Râye, II, 174).
-
Sürekli Vesvese Yaşayanlar: Rekatları devamlı karıştıran ve şüphe duyan kişilerin oturarak selam verip namazı baştan kılması daha faziletli görülür. Nitekim Zeylaî kaynaklı rivayette, "Sizden biri namazında kaç rekât kıldığı hususunda şüpheye düşerse namazını yeniden kılsın" tavsiyesi aktarılır.
-
Cemaatin İmamı Uyarması: Cemaatle kılınan namazda imam yanıldığında arkadaki cemaatin ne yapması gerektiği hususunda Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "Erkeklerin subhanellah demesi, kadınların ise el çırpması gerekir" buyurmuştur (eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, II, 320 vd.). Erkekler sesli tesbihle, kadınlar ise el çırparak imama hatasını hatırlatır.





