Günlük hayatta sıradanlaşan sözler arasında yer alan yeminlerin bozulması durumunda yerine getirilmesi gereken dini vecibeler sıkça unutuluyor. İslam hukukuna göre kesin bir hüküm olan yemin kefareti, birçok kişi tarafından ihmal edilerek yerine getirilmeden yaşam sürdürülüyor.

Hayatın koşturmacası içinde "Vallahi", "Billahi" gibi ifadelerle pekiştirilen ancak tutulmayan sözler, dinî literatürde ciddi bir sorumluluğu beraberinde getiriyor. Kur'an-ı Kerim’in Maide Suresi 89. ayeti ile net bir şekilde hükme bağlanan yemin kefareti, bozulduğu andan itibaren Müslümanların omuzunda mali veya bedeni bir sorumluluk olarak yer alıyor. Ancak pek çok vatandaş bu konudaki detayları bilmediği ya da unuttuğu için kefaret ödemeden hayatına devam ediyor.

"Allah, bilmeyerek ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz; ancak bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun kefareti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Bunları bulamayan ise üç gün oruç tutmalıdır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizi böyle bozar (ve kefaretini öder)siniz. Allah ayetlerini size bu şekilde açıklıyor ki şükredesiniz."

Hangi mezhepte nasıl uygulanıyor?

İlmihal kaynaklarına göre, yemin bozulduktan sonra kefaretin ödenmesi konusunda ulema arasında tam bir fikir birliği bulunuyor. Hanefi mezhebine göre kefaret mutlaka yemin bozulduktan sonra ödenirken; Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerinde bazı şartlarla daha önce de ödenebilecek durumlar olabiliyor. Ancak yemin edilmeden önce ödenen kefaretler hiçbir mezhepte geçerli kabul edilmiyor.

İslam'da 3, 7 ve 40 Sayılarının Özel Bir Anlamı Var mı?
İslam'da 3, 7 ve 40 Sayılarının Özel Bir Anlamı Var mı?
İçeriği Görüntüle

Kefaret nasıl yerine getiriliyor?

Kur'an-ı Kerim'de açıkça belirtilen yemin kefareti için kişilere belirli seçenekler sunuluyor. Buna göre sırasıyla izlenebilecek yollar şöyle:

  • Maddi ve Sosyal İmkanlar: Gücü yeten kişilerin on fakire birer fitre (fıtır sadakası) miktarı para vermesi, bir fakire on ayrı günde bu miktarı ulaştırması, on yoksulu sabahlı akşamlı doyurması veya giydirmesi gerekiyor.

  • Giysi Bağışındaki Kurallar: Kıyafet yardımında bulunulacaksa, giysilerin temiz, sağlam, namaz kılmaya uygun ve giyilebilir durumda olması şart koşuluyor. Çöpe atılacak kadar yırtık veya aşırı yıpranmış kıyafetler kefaret yerine geçmiyor. Ayrıca sadece çorap veya mendil gibi tek başına bütünlük sağlamayan eşyalar kabul edilmiyor.

  • Oruç Alternatifi: Bu imkanların hiçbirine gücü yetmeyenlerin ise ara vermeden peş peşe üç gün oruç tutması zorunluluğu bulunuyor. Hayız dahil hiçbir özür araya kesinti sokamazken, kesinti olması durumunda oruca baştan başlanması gerekiyor.

Uzmanlar, yeminini bozan Müslümanların imkan buldukları ilk anda bu yükümlülükten kurtulmak için kefaretlerini yerine getirmesinin dini sorumluluk açısından büyük önem taşıdığını hatırlatıyor.

Muhabir: Sümeyra İÇER