Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin önemli geçim kaynaklarından biri olduğu bölgelerde, hayvan sağlığı konusunda dikkat edilmesi gereken hastalıkların başında mavi dil hastalığı geliyor.
Geviş getiren hayvanlarda görülen ve virüs kaynaklı olan mavi dil hastalığı, özellikle koyunlarda daha ağır seyredebilir. Hastalık, enfekte hayvanlardan kan emen sinekler aracılığıyla başka hayvanlara taşınarak bulaşabilir.
Hastalığın en dikkat çekici belirtileri arasında dilin morarması ve şişmesi bulunuyor. Bunun yanı sıra dil ve dudaklarda meydana gelen değişikliklere, tırnakların deriyle birleştiği bölgelerde yaralar, topallık ve yavru atma gibi belirtiler de eşlik edebiliyor. Hastalığın ilerlemesi halinde hayvanlarda ciddi kayıplar yaşanabileceği belirtiliyor.
Özellikle Merinos ırkı koyunların hastalığa karşı daha hassas olabileceğine dikkat çekilirken, yetiştiricilerin sürülerini yakından takip etmesi önem taşıyor.
Korunmada aşılama ve sinek mücadelesi öne çıkıyor
Mavi dil hastalığında doğrudan uygulanan bir tedavi bulunmadığı belirtilirken, hastalıkla mücadelede koruyucu hekimlik uygulamaları büyük önem taşıyor. Aşılama, hastalığı taşıyabilecek sineklerle mücadele, hayvan hareketlerinin kontrol altında tutulması ve gerekli durumlarda karantina uygulanması, hastalığın yayılmasının önlenmesinde önemli tedbirler arasında yer alıyor.
Yetiştiricilerin hayvanlarında dil ve ağız bölgesinde morarma veya şişme, topallık, ateş, yaralar ya da genel durum bozukluğu gibi belirtiler görmeleri halinde vakit kaybetmeden veteriner hekimlere başvurmaları önem taşıyor.
Aşılama konusunda gebelik, hayvanın yaşı ve bölgedeki hastalık durumu gibi hususlar nedeniyle uygulama mutlaka veteriner hekimin değerlendirmesi ve ilgili resmi veteriner sağlık programı doğrultusunda yapılmalıdır.





