Türkiye genelinde milyonlarca ortaokul ve lise öğrencisi ile velilerin gözü kulağı, derslerdeki başarıyı ölçen sınav takvimine ve değerlendirme yöntemlerine çevrilmiş durumda. Öğrencilerin sadece ezber bilgilerini değil, edindikleri kazanımları yorumlama ve analiz etme yeteneklerini ortaya çıkaracak ölçme mekanizmaları eğitim gündeminin merkezinde yer alıyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okullardaki ölçme standartlarını ülke genelinde tek bir çatı altında toplamak amacıyla kapsamlı ortak yazılı sınav modelini 26 Ekim 2026 Pazartesi günü resmen erişime açıyor.
Ortaokul Ve Liselerde 6 Sınıf Düzeyini Kapsayacak
Yeni ölçme ve değerlendirme modeli, ortaokullarda 5, 6 ve 7'nci sınıflar ile liselerde 9, 10 ve 11'inci sınıflarda öğrenim gören öğrencileri doğrudan kapsıyor. Türkçe, Türk dili ve edebiyatı, matematik, fen bilimleri, fizik, tarih ve İngilizce gibi temel derslerin aralarında bulunduğu toplam 16 farklı branşta sınavlar ortak havuzdan beslenecek. Analiz becerilerini ölçmeyi hedefleyen sistemin başlangıç aşamasında dijital soru havuzuna yaklaşık 8 bin açık uçlu soru aktarılacak, ilerleyen her sınav periyodunda ise bu havuza 8 bin soru daha ilave edilecek.
Soruların Belirlenmesinde Öğretmenler Söz Sahibi Olacak
Sınav kâğıtlarının oluşturulmasında zümre öğretmenleri aktif görev üstlenecek. Öğretmenler sınıfta işledikleri müfredata göre kendi hazırladıkları 2 açık uçlu soruyu sisteme girecek, sınavın kalan kısmı ise öğretmenin tercih ettiği zorluk derecesine göre havuzdan otomatik tamamlanacak. Otomatik hazırlanan sınav içeriğinde son kontrol yine öğretmende kalacak. Eğitimciler gerekçe sunmak kaydıyla uygun görmedikleri soruları iki defaya kadar değiştirme ve nihai sınav kâğıdı ile cevap anahtarını onaylama yetkisine sahip olacak. Gizlilik esasıyla basılacak sınavların ayrıntılı karne analizi e-Okul platformuna işlenerek eksik öğrenme alanları belirlenecek.
Eğitimciler Artan İş Yükü Konusunda Temkinli Yaklaşıyor
Uygulamanın sahaya yansıması konusunda bazı eğitimciler artan iş yüküne dikkat çekiyor. Açık uçlu sınav kağıtlarının tek tek okunması, zümre sorularının hazırlanması ve detaylı verilerin sisteme girilmesinin ders hazırlığına ve öğrencilerle birebir iletişime ayrılan vakti daraltabileceği endişesi dile getiriliyor. İdari süreçlerin yoğunluğunun eğitim kalitesini etkilememesi gerektiğini savunan öğretmenler, yeni sınav modelinin getireceği zaman baskısına temkinli yaklaşıyor.





