Anadolu’nun köklü âşıklık geleneği içinde yetişen önemli isimlerden biri, Erzincan’ın Çayırlı ilçesinde 1925 yılında dünyaya gelen Davut Sulari, halk müziğinde bıraktığı izlerle unutulmazlar arasına girdi.

Gerçek adı Davut Ağbaba olan sanatçı, küçük yaşlardan itibaren saz ve sözle tanıştı. İlk bağlama derslerini tasavvuf şairi olan dedesinden aldı. Aşıklık geleneğine ilgisi ise akrabası Paşa Doğan’dan aldığı eğitimlerle güçlendi.

Geleneğin İçinden Yetişen Bir Usta

Genç yaşta aşıklığa yönelen Sulari, şiir, türkü ve özellikle atışma alanındaki ustalığıyla dikkat çekti. Anadolu’nun farklı bölgelerinde hem geleneği yaşattı hem de yeni nesillere aktardı.

Konya Aşıklar Bayramı’nın oluşumunda emeği bulunan sanatçılar arasında yer aldı. TRT Ankara ve İstanbul radyolarında usta bölge sanatçısı olarak görev yaparak geniş kitlelere ulaştı.

Sınırları Aşan Bir Sanat Yolculuğu

Sulari’nin sanat yolculuğu yalnızca Anadolu ile sınırlı kalmadı. Türkiye’nin birçok şehrini at sırtında dolaştı, türkülerini halkla buluşturdu. Avrupa ülkeleri başta olmak üzere İran, Irak ve Suriye’de de sahne aldı.

1970’li yıllarda yaptığı Avrupa turneleri, onun halk müziğini uluslararası alana taşıyan önemli adımlardan biri oldu.

Eserleri ve Mirası

Halk müziğine kazandırdığı eserlerle iz bırakan sanatçının önemli türküleri arasında şunlar yer alır:

Süleyman Tan’dan İddialı Hedef
Süleyman Tan’dan İddialı Hedef
İçeriği Görüntüle

Eylesin

Sultanım

Göz Nurum

Ne Yazık

Çok Evvel Oldu

Vardım Kırklar Kapısına

Sonra Git

1984 yılında hayatını kaybeden sanatçı, ardında güçlü bir kültürel miras bırakarak Anadolu’nun sözlü geleneğinde yaşamaya devam etti.

Muhabir: Yasemin Dülgeroglu