Günlük yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen ambalaj atıkları, son günlerde sadece çevresel etkileriyle değil, ekonomik boyutuyla da gündemden düşmüyor. Doğayı koruma ve geri dönüşüm bilincini artırma hedefiyle yola çıkılan projeler, toplumun farklı kesimlerinde farklı yankılar uyandırıyor. Milyonlarca ambalajın kısa sürede toplanmasını sağlayan sistem, şimdilerde kuralların güncellenmesi ve sahadan yükselen seslerle dikkatleri üzerine çekiyor.

Toplu Teslimlerde Teşvik Miktarı Değişti

Türkiye genelinde hız kazanan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi kapsamında milyonlarca şişe ve kutu geri dönüşüme kazandırıldı. Ancak artan hacimle birlikte Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA), sistemin daha verimli işlemesi adına kurallarda bir esnemeye ve güncellemeye gitti. Artık 200 adedin üzerindeki bireysel toplu iadeler, Sayma ve Doğrulama Merkezleri üzerinden yapılacak ve bu büyük teslimatlarda ambalaj başına verilecek teşvik bedeli 50 kuruş olarak uygulanacak. Günlük 200 adede kadar olan makine iadelerinde ise 1 liralık standart tarife devam edecek.

Bakanlıktan Mağazaların İndirim Oyunlarına Sıkı Takip!
Bakanlıktan Mağazaların İndirim Oyunlarına Sıkı Takip!
İçeriği Görüntüle

Milyarlarca Ambalaj Ekonomiye Kazandırılacak

Yılda yaklaşık 25 milyar içecek ambalajının piyasaya sürüldüğü Türkiye'de, bu projenin temel hedefi devasa bir kaynağı ekonomiye geri kazandırmak. Cam, plastik ve alüminyum materyallerdeki DOA logolu ürünlerin toplanmasıyla, ilk etapta geri kazanım oranının yüzde 50'ye çıkarılması hedefleniyor. Sistemin tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte bu oranın yüzde 80'i bulması ve on binlerce kişiye yeni istihdam alanları yaratması öngörülüyor.

Uygulamada Yaşanan Aksaklıklar Endişe Yaratıyor

Sistemin çevreci hedefleri takdir toplasa da, sahadaki pratik uygulamalar vatandaşların bazı konularda soru işaretleri taşımasına neden oluyor. Tüketiciler, ambalaj iade makinelerinin sık sık arızalanmasından, dolan haznelerin zamanında boşaltılmamasından ve market önlerinde oluşan uzun kuyruklardan şikayetçi. Ayrıca geri dönüşüm bedellerinin ürün fiyatlarına yansıtıldığı ve bunun tüketiciye ek maliyet olarak döndüğü yönünde ciddi çekinceler bulunuyor. Uzmanlar ve vatandaşlar, sadece maddi teşviklerin yeterli olmayacağını; okullarda çevre bilincinin artırılmasına yönelik eğitimlerin ağırlık kazanması gerektiğini savunuyor. Bununla birlikte, toplu geri dönüşüm yapan site veya okulların altyapı desteği gibi farklı yöntemlerle ödüllendirilmesinin, sistemin benimsenmesine daha kalıcı bir katkı sağlayacağı ifade ediliyor.

Muhabir: Sümeyra İÇER