Dijitalleşen dünyada sağlık bilgisine erişim artık bir tık uzağımızda. Ancak, "Dr. Google" dönemini geride bırakıp ChatGPT ve Gemini gibi üretken yapay zekâ araçlarıyla semptom analizi yapmaya başladığımız yeni bir evreye girdik. Peki, bu teknolojik kolaylık aslında sağlığımızı korumamıza mı yardımcı oluyor, yoksa bizi "siberkondri" adı verilen dijital bir endişe sarmalına mı sürüklüyor?
İnternet, sağlıkla ilgili belirsizlikleri gidermek için en sık başvurduğumuz kaynak haline geldi. Özellikle üretken yapay zekânın günlük yaşama entegrasyonuyla birlikte, sağlık sorularımıza saniyeler içinde kapsamlı yanıtlar alabiliyoruz. Ancak, 2026 yılına ait güncel bir bilimsel araştırma, bu hızlı erişimin zihinsel yükümüzü artırabileceğine ve "siberkondri" (kontrolsüz ve tekrarlayıcı çevrimiçi sağlık bilgisi arama davranışından kaynaklanan sağlık kaygısı) riskini tetikleyebileceğine dikkat çekiyor.
Yapay Zekâ ile Etkileşim: Aşırılığa Giden Bir Yol mu?
Araştırma, genel olarak üretken yapay zekâ kullanımının siberkondri üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olmadığını gösterse de, çok kritik bir bulguya işaret ediyor: Yapay zekâ ile girilen etkileşimin yoğunluğu, siberkondrinin "aşırılık" boyutunu doğrudan tetikliyor. Yani, yapay zekâ ile kurulan ilişkinin derinliği arttıkça, bireylerin sağlık bilgilerini takıntılı bir şekilde tekrar tekrar arama eğilimi de güçleniyor.
Güvensizlik ve Sinizm: Teknolojiye Sığınmanın Psikolojik Alt Yapısı
Çalışmanın en dikkat çekici kısımlarından biri, yapay zekâya yönelimi şekillendiren kurumsal ve psikolojik faktörleri ortaya koyması. Sağlık sistemine olan güvensizlik ve kurumlara karşı geliştirilen "tüketici sinizmi", bireyleri geleneksel sağlık profesyonelleri yerine yapay zekâ destekli alternatif kaynaklara iten düzenleyici mekanizmalar olarak öne çıkıyor. Birey, kurumsal sağlık hizmetlerinden tatmin olmadığını hissettiği noktada, yapay zekânın sunduğu hızlı ve kişiselleştirilmiş yanıtlara daha fazla ihtiyaç duyuyor; bu da siberkondri eğilimini güçlendiren bir döngü yaratabiliyor.
Hipokondri: Doğrudan Bir Belirleyici
Araştırmada hipokondrinin (hastalık hastalığı) siberkondriyi düzenleyici bir etkisinden ziyade, doğrudan bir belirleyici olduğu görülüyor. Bu durum, sağlıkla ilgili kaygı düzeyleri halihazırda yüksek olan bireylerin, ellerindeki teknolojik araçları daha yoğun bir "güvence arayışı" aracı olarak kullandıklarını kanıtlıyor.
Sağlık Politikalarında Yeni Bir Bakış: Teknoloji Yeterli Değil
Bilimsel bulgular, sağlık politikalarının sadece teknolojik altyapıya veya dijitalleşmeye odaklanmasının eksik kalacağını vurguluyor. Bireylerin çevrimiçi sağlık bilgilerini yönetme becerilerini (dijital sağlık okuryazarlığı) artırmak, kurumsal güveni yeniden tesis etmek ve teknoloji kullanımının psikolojik yansımalarını bütüncül bir yaklaşımla ele almak, siberkondri ile mücadelede proaktif bir rol oynayabilir.
Kaynak: Gülnar, A. (2026). Yetişkinlerde Üretken Yapay Zekâ Kullanımının Siberkondri Eğilimi Üzerindeki Etkisi: Sağlık Sistemine Güvensizlik, Tüketici Sinizmi ve Hipokondrinin Düzenleyici Rolü (Yüksek Lisans Tezi). Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sağlık Yönetimi Ana Bilim Dalı, Ankara. Tez No: 1014968




