Modern tıbbın vazgeçilmez yardımcılarından biri olan floroskopi, özellikle ürolojik cerrahilerde cerrahın "gözü" gibi görev yapıyor. Ancak bu görüntüleme teknolojisinin yaydığı düşük doz iyonizan radyasyonun, erkek fertilitesi üzerinde yarattığı "görünmez etkiler" uzun süredir bilim dünyasında merak konusuydu. Son yapılan kapsamlı bir bilimsel araştırma, bu sorulara ışık tutarak üreme sağlığına dair çarpıcı bulgular ortaya koydu.

Biyolojik Kaderin Sonu: İnsan Nereye Evriliyor?
Biyolojik Kaderin Sonu: İnsan Nereye Evriliyor?
İçeriği Görüntüle

Cerrahide Radyasyon Maruziyeti: Geçici Bir Duraklama mı?

Üriner sistem taş hastalığı nedeniyle endoürolojik cerrahi geçirecek erkek hastalar üzerinde yapılan prospektif çalışmada, hastaların operasyon öncesi ve sonrası sperm değerleri mercek altına alındı. Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, cerrahi planlama sürecinde çekilen tomografi (BT) ve röntgen gibi görüntüleme yöntemlerinin, ameliyatın kendisi kadar hatta belki daha fazla etkili olabileceğini göstermesi.

Araştırma, ameliyat öncesi ve ameliyatı takip eden ilk haftada sperm konsantrasyonu ile hareketli sperm oranlarının, sağlıklı kontrol grubuna kıyasla belirgin şekilde düşük olduğunu saptadı. Ancak bu düşüşün kalıcı olmadığı, üçüncü ayın sonunda hareketli sperm oranlarında anlamlı bir iyileşme kaydedildiği gözlemlendi. Bu durum, radyasyonun üreme hücreleri üzerindeki etkisinin "kalıcı bir hasar"dan ziyade "geçici bir fonksiyonel baskılanma" olabileceğini düşündürüyor.

Sperm Hücrelerinde "Hasar" Sinyali Var mı?

Araştırmada merak edilen en önemli sorulardan biri de radyasyonun sperm DNA’sına zarar verip vermediğiydi. Bunun için apoptozun (programlanmış hücre ölümü) erken evrelerini gösteren ve hücresel stresi yansıtan "Annexin A5" adlı bir biyobelirteç kullanıldı.

Elde edilen veriler, floroskopi eşliğinde gerçekleşen düşük doz radyasyon maruziyetinin, sperm hücrelerinde belirgin bir DNA hasarı oluşturmadığını gösterdi. Farklı zaman noktalarında yapılan ölçümlerde, apoptoz düzeylerinin kontrol grubu ile benzer seviyelerde kalması, üreme sağlığı açısından oldukça rahatlatıcı bir bulgu olarak değerlendirildi.

Erzincan Örneği ve Gelecek Projeksiyonu

Bu çalışma, özellikle taş hastalığı gibi yaygın ürolojik sorunlarla mücadele eden bölgelerdeki klinik yaklaşımlar için önemli ipuçları sunuyor. Örneğin Erzincan’daki üroloji pratiğinde de benzer şekilde endoürolojik yöntemlerin sıkça kullanıldığı göz önüne alındığında, hastaların cerrahi öncesi görüntüleme süreçlerinin fertilite üzerindeki bu geçici etkilerinin bilinmesi, klinik danışmanlık süreçlerini de şekillendirebilir.

Sonuç olarak; floroskopi gibi teknolojilerin sunduğu cerrahi kolaylıklar, düşük doz radyasyonun geçici etkileriyle dengeleniyor gibi görünüyor. Bilimsel veriler, bu tür cerrahi işlemlerin erkeklerde kalıcı bir kısırlık riskini artırmadığını, ancak iyileşme sürecinde sabırlı olunması gerektiğini hatırlatıyor.

Kaynak: İmanlı, E. (2026). Cerrahi Girişimler Sırasında Kullanılan Floroskopiye Bağlı Alınan Radyasyonun Spermiyogram Parametreleri ve Sperm DNA Hasarı Üzerindeki Etkisi: Prospektif Çalışma [Tıpta Uzmanlık Tezi, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji Anabilim Dalı]. Tez No; 1012633

Muhabir: Merve Kiraz