Bayburt’un temiz doğasında kendiliğinden yetişen ve yöre halkı tarafından "dargun" ya da ekonomik değerinden ötürü "yeşil altın" olarak adlandırılan tarhun otu, mutfakların vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek coğrafi işaret alan bu özel tıbbi ve aromatik bitki, kendine has anasona benzer aromasıyla dikkat çekiyor.

Papatyagiller familyasına ait olan ve bilimsel adı Artemisia dracunculus olan tarhun otu; ince uzun yaprakları, açık yeşil rengi ve keskin kokusuyla tanınıyor. İngilizcede "tarragon", Almancada ise "estragon" adıyla bilinen bitki, ülkemizde Ankara, Erzurum, Bayburt, Gaziantep ve Şanlıurfa'da yetiştiriliyor. Kuraklığa ve soğuğa dayanıklı yapısıyla bilinen tarhun, kökten bölünerek çoğaltılıyor ve iyi bakıldığında yılda üç kez biçilebiliyor.

Mutfakların güçlü aromalı baharatı tarhun otu, sunduğu sayısız faydayla dikkat çekiyor. Hem sağlığa olan olumlu etkileri hem de yemeklere kattığı eşsiz lezzetle ön plana çıkan bu özel bitki hakkında merak edilen tüm detaylar netleşti.

Sağlığa Olan Etkileri

Tarhun otu, son derece etkili bir iştah açıcı olarak kullanılırken, bilhassa kilo alamamaktan musdarip kişilere derman olabiliyor. Sindirim salgılarını destekleyip miktarını artırarak sindirime yardımcı olan bu bitki, mide ağrılarına da iyi geliyor. Mide ve bağırsak gazları için etkili bir giderici olan tarhun otu, özellikle yemek sonrası ortaya çıkan şişkinliklerde hazmı kolaylaştırarak rahatlama sağlıyor. Güçlü bir idrar ve ödem söktürücü olan bu ot, vücutta toplanan tuz ile suyun atılmasına destek oluyor.

Güzel ve etkili kokusuyla ağız kokusu problemine çözüm sunan tarhun otu, antiseptik özelliği sayesinde vücuttaki mikroplarla savaşıyor. Çay olarak tüketildiğinde diş ve diş eti iltihaplarıyla mücadele ederek bu rahatsızlıkların ortaya çıkmasını engelliyor. Yoğun yaşam koşullarının getirdiği uykusuzluk ve stres gibi problemlerin giderilmesinde de iyi bir destekçi olan bitki, sinir sisteminin doğru biçimde işlemesine yardımcı olarak besleyici ve uzun süreli tonik etkisi gösteriyor.

Tüketimde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tarhun otunun gereğinden fazla tüketilmesi sindirim ve boşaltım sistemleri üzerinde olumsuz etki ve tahribatlara yol açabiliyor. Her bünyeye doğrudan alerjik olmasa da bireysel özellikler ve sağlık durumuna göre alerjen etki gösterebildiği için aşırı tüketimden uzak durulması gerekiyor. Gebelik veya emzirme döneminde olanların ile zayıflamak amacıyla kullananların hekim gözetiminden çıkmaması ve kullanmadan önce uzmana danışması önem taşıyor.

Mutfaklarda Tarhun Otu Kullanımı

Hafif tatlı ve güçlü bir etkiye sahip olan tarhun otu; et, tavuk, balık yemekleri, sebze çorbaları, sulu yemekler, lazanya ve yumurtalı yemeklerde lezzet artırıcı olarak yer buluyor. Güçlü rayihası nedeniyle yemeklerin içinde cüzi miktarlarda ve pişme aşamasının başlangıcında ilave edilmesi tavsiye ediliyor.

Araç Kiralamada Tüketiciyi Koruyan Yeni Kurallar Geldi!
Araç Kiralamada Tüketiciyi Koruyan Yeni Kurallar Geldi!
İçeriği Görüntüle

Ayrıca sirke şişesinin içine atılan bir-iki adet taze ya da kuru tarhun dalı, bir ila iki hafta içinde sirkeye lezzet vererek salatalarda tüketim imkânı sunuyor. Rusya, Ermenistan ve Azerbaycan gibi ülkelerde gazlı içecek üretiminde de kullanılan tarhun, sıcak suda demlenerek çay şeklinde de tüketilebiliyor. Tarhun otu bulunamadığı durumlarda ise alternatif olarak sirke, biber ve tuz tercih edilebiliyor.

Bayburt'un doğallığını yansıtan ve geleneksel mutfağın vazgeçilmezleri arasında yer alan tarhun otu, hem lezzeti hem de şifalı özellikleri ile sofralardaki yerini koruyor.

Muhabir: Merve Kiraz