Kanserle mücadelede erken tanının önemine dikkat çeken uzmanlar, kişilerin yaş, cinsiyet ve risk durumlarına uygun sağlık taramalarını düzenli olarak yaptırması gerektiğini belirtiyor. Kanser vakalarındaki artışın yalnızca bir “salgın” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden uzmanlar, gelişen tanı ve tarama yöntemleri sayesinde daha fazla kanser vakasının erken aşamada tespit edilebildiğine dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre kanser, kalp ve damar hastalıklarının ardından önemli ölüm nedenleri arasında yer almayı sürdürürken, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler hastaların yaşam sürelerinin uzamasına da katkı sağlıyor. Bu nedenle koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında uygun kanser taramalarının zamanında yapılması büyük önem taşıyor.
En sık taranan kanser türleri
Uzmanlar, her kanser türü için toplum genelinde tarama yapılmasının uygun olmadığını belirtiyor. Bir kanser türünün tarama programına alınabilmesi için yaygın olması, güvenilir ve uygulanabilir bir tarama yönteminin bulunması ve erken teşhisin hastanın yaşamına anlamlı katkı sağlaması gibi kriterlerin dikkate alındığı ifade ediliyor.
Bu kapsamda toplum genelinde en yaygın taraması yapılan kanser türleri arasında meme, rahim ağzı ve kolon kanseri öne çıkıyor.
Rahim ağzı kanserinde HPV testi ve smear gibi yöntemlerin erken tanıda önemli olduğu belirtilirken, meme kanseri taramasında yaşa uygun şekilde mamografi ve hekim değerlendirmelerinin önemine dikkat çekiliyor.
Kolon kanseri açısından ise yaşın yanı sıra aile öyküsü ve kişisel risk faktörlerinin de dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor. Tarama kapsamında gaitada gizli kan testi, kolonoskopi ve bazı durumlarda sigmoidoskopi gibi yöntemler kullanılabiliyor.
Akciğer kanserinde tarama herkese önerilmiyor
Uzmanlar, akciğer kanseri için toplumun tamamına uygulanan tek tip bir tarama programı bulunmadığını belirtiyor. Bunun yerine yüksek risk grubunda bulunan kişilere düşük doz bilgisayarlı tomografiyle tarama yapılabildiği ifade ediliyor.
Özellikle uzun yıllar sigara kullanmış, halen sigara içen veya yakın dönemde bırakmış kişilerde risk değerlendirmesi yapılmasının önemine dikkat çekiliyor. Gereksiz görüntüleme ve radyasyon maruziyetinden kaçınmak amacıyla tarama kararının kişinin risk durumuna göre verilmesi gerektiği aktarılıyor.
Kolon kanseri için yaş sınırına dikkat
Kolorektal kanserlerin daha genç yaşlarda da görülmeye başlaması nedeniyle tarama yaşının önem kazandığı belirtiliyor. Farklı ülkelerde tarama başlangıç yaşları değişiklik gösterirken, uzmanlar özellikle 45 yaşından itibaren kişilerin doktorlarıyla görüşerek uygun tarama programını değerlendirmesini öneriyor.
Ailede kolon kanseri öyküsü bulunması veya başka risk faktörlerinin olması halinde ise tarama programının kişiye özel olarak daha erken başlatılabileceği ifade ediliyor.
Benlerdeki değişiklikler ihmal edilmemeli
Cilt kanserleri açısından da vücuttaki benlerin takip edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, benlerin sayısında veya boyutunda artış, renginde belirgin değişiklik ya da farklılaşma görülmesi halinde dermatoloji uzmanına başvurulmasını öneriyor.
Özellikle çok sayıda beni bulunan, ailesinde cilt kanseri öyküsü olan kişilerin düzenli cilt kontrollerini yaptırmasının önemli olduğu belirtiliyor.
El ayası ve ayak tabanında bulunan benlerin de göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, bu bölgelerdeki benlerin hekim tarafından değerlendirilmesini tavsiye ediyor.
Prostat taramasında kişisel değerlendirme önemli
Prostat kanseri konusunda da tarama yaklaşımının değiştiğine dikkat çekiliyor. PSA testinin tek başına rutin şekilde uygulanması yerine, kişinin yaşı, riskleri ve genel durumu değerlendirilerek üroloji uzmanıyla birlikte karar verilmesi öneriliyor.
Uzmanlar, gereksiz erken tanı ve tedavilerin yaşam kalitesi üzerindeki olası etkileri nedeniyle prostat kanseri taramasında kişiye özel değerlendirme yapılmasının önemini vurguluyor.
Düzenli kontroller erken tanıda kritik
Uzmanlar, kanserden korunmada sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yanı sıra yaşa ve risk grubuna uygun taramaların da önemli bir yer tuttuğunu belirtiyor. Her bireyin aile hekimi veya ilgili uzmanla görüşerek kendisine uygun tarama programını belirlemesi ve kontrollerini aksatmaması öneriliyor.




