Anadolu arkeolojisinin en heyecan verici bulmaca alanlarından biri, Erzincan ovasının kuzeydoğusunda, adeta bir muhafız gibi yükselen doğal bir volkan konisinde saklı duruyor: Altıntepe Kalesi. Kamuoyunda uzun süre sadece ihtişamlı Urartu mimarisiyle anılan bu kale üzerinde yürütülen kapsamlı bir bilimsel araştırma, ezberleri bozacak yepyeni bir ufuk açtı. Pişmiş toprağın binlerce yıllık hafızasını konuşan bir dile dönüştüren bu araştırma, Erzincan’ın bağrındaki bu tepe üzerinde sadece görkemli bir krallığın değil, zamanın ötesine uzanan devasa bir kültürel sürekliliğin yattığını ortaya koyuyor.

Aya İrini’nin Gizli Muhafızı: Batı Hayranı Bir Saray Damadının Müze Doğuran Estetik İsyanı!
Aya İrini’nin Gizli Muhafızı: Batı Hayranı Bir Saray Damadının Müze Doğuran Estetik İsyanı!
İçeriği Görüntüle

Pişmiş Toprağın 3000 Yıllık Konuşan Dili

Arkeolojide insanlık tarihinin ayak izlerini takip etmenin en güvenilir yolu, yaşamdan ölüme hayatın her anına eşlik eden çanak çömleklerdir. Bilimsel araştırma kapsamında incelenen tam 1078 adet seramik parça, Altıntepe’nin sadece M.Ö. 9. yüzyılda kurulan Urartu Krallığı’yla sınırlı olmadığını, geçmişinin Erken Tunç Çağı'na kadar uzandığını kanıtlıyor. Urartu kalesi inşa edilirken tepenin üst kısmı düzleştirildiği için o dönem öncesine ait mimari yapılar tahrip olmuş olsa da el yapımı, alacalı ve içiyle dışı renk zıtlığı barındıran "kırmızı-siyah astarlı" seramikler, burada 3000 yıl boyunca sönmeyen bir medeniyet ateşinin varlığını haykırıyor.

Kalenin Altındaki Gizli Deha: Kanalizasyon

Altıntepe, taş işçiliğinde insanı hayrete düşürecek seviyede ileri gitmiş ve mimari dehasıyla hayal gücünü birleştirmiş bir mühendislik harikasıdır. Bilimsel çalışmada vurgulanan en çarpıcı detaylardan biri, kalenin daha inşa edilmeden önce bir şehir planlamacılığı mantığıyla tasarlanmış olmasıdır. Sadece yağmur sularını tahliye etmekle kalmayan; mutfak, banyo, lavabo ve tuvalet atıklarını da kusursuz bir şekilde surların dışına aktaran tam teşekküllü antik kanalizasyon sistemi, dönemin mühendislik zekasını büyüleyici bir şekilde gözler önüne seriyor. Tapınaklar, saray odaları, devasa depo binaları ve lahitli mezar odalarıyla donatılan bu kale, Erzincan ovasının ortasında yükselen bir antik metropol hissi uyandırıyor.

Saray Malı Pitoslar ve Komşu Friglerin Gizemli Krateri

Araştırma, kalenin içindeki günlük yaşam ve uluslararası diplomasi hakkında da sarsıcı veriler sunuyor. Kaledeki devasa depo binalarında, içi killi toprakla doldurulmuş mahzenlerde yerinde üretilen, taşınması imkansız büyüklükte kırmızı renkli ve yüksek kaliteli "saray malı" pitoslar devasa küpler ile orijinal konumunda bulunmuş süzgeçler, gelişmiş bir depolama ve mutfak kültürünü işaret ediyor. Ancak asıl şaşırtıcı olan, kalenin katmanları arasında keşfedilen boya bezemeli geniş ağızlı bir "Frig Krateri" parçasıdır. Bu buluntu, Doğu Anadolu’nun bu güçlü kalesinin, yüzlerce kilometre uzaktaki Frig kültürüyle (Gordion ile) sanılandan çok daha derin ve karşılıklı bir kültürel/ticari diyalog içinde olduğunu bilim dünyasına ilk kez bu kadar somut bir seramik verisiyle kanıtlıyor.

Zamanı Delen Çeşitlilik: Tunçtan Demir Çağına

Erzincan Altıntepe ve yakın çevresindeki 5 kilometrelik bir alanda yapılan yüzey araştırmalarını da kapsayan bu bilimsel çalışma, bölgede güçlü bir "Karaz Kültürü" egemenliğinin yaşandığını doğruluyor. Erken Tunç Çağı'nın ilkel el yapımı kaplarından, Demir Çağı'nın yavaş dönen çarklarında üretilen yiv ve çentik bezemeli kaplarına; Urartu'nun göz alıcı kırmızı açkılı lüks seramiklerinden, Urartu sonrası Geç Demir Çağ'ın boyalı geometrik bezemelerine (Triangle ve Festoon tarzı) kadar uzanan bu geniş yelpaze, Erzincan’ın Anadolu tarihindeki merkez üssü konumunu perçinliyor. Altıntepe seramikleri, geçmişin karanlık dehlizlerine ışık tutarak sadece toprağın katmanlarını değil, insanlığın ortak hafızasını da yeniden şekillendiriyor.

KAYNAK: Erzincan Altıntepe Urartu Kalesi İle Yakın Çevre Yerleşmeleri Tunç Ve Demir Çağlar Seramiği, Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji Anabilim Dalı, Erzurum, 2012. Tez No; 326872

Muhabir: Merve Kiraz