Üniversite hayali kuran milyonlarca genci ve hâlen okumaya çalışan binlerce öğrenciyi yakından ilgilendiren kritik bir yargı süreci nihayete erdi. Yükseköğretimde yıllardır tartışılan ve öğrencilerin geleceğini doğrudan etkileyen kurallar, yüksek yargının masasına yatırıldı. Verilen karar, uzun süredir okulunu bitiremeyecekleri korkusu yaşayan öğrencilerin geleceğini netleştirdi.
Üniversite Okuyanlara Azami Süre Onayı
Anayasa Mahkemesi, üniversite öğrencilerinin okulunu bitirmesi için tanınan süre sınırını hukuka uygun buldu. Tıp gibi altı yıllık bölümlerde okuyanların dokuz yıl içinde mezun olma zorunluluğu iptal edilmedi. Oybirliğiyle alınan bu karar, 6 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.
Mahkemeye Taşıyan Süreç Nasıl Başladı
Ankara 19. İdare Mahkemesi, azami süre dolduğu için üniversiteyle ilişiği kesilen bir öğrencinin açtığı dava üzerine harekete geçti. Yerel mahkeme, kuralların öğrencilerin kişisel durumlarını dikkate almadığını ve ilişik kesme cezasının çok ağır olduğunu savundu. Bu uygulamanın Anayasa'ya aykırı olduğunu belirten mahkeme, konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı.
Hangi Bölümün Süresi Ne Kadar
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44. maddesine göre öğrencilerin okuldan atılmamak için tamamlaması gereken süreler net şekilde belirlenmiş durumda. Hazırlık sınıfı hariç olmak üzere önlisans öğrencileri dört, dört yıllık lisans öğrencileri yedi, beş yıllık bölümlerde okuyanlar sekiz ve tıp gibi altı yıllık fakültelerde okuyanlar dokuz yıl içinde mezun olmak zorunda. Belirlenen süreler içinde mezun olamayan öğrencilerin üniversiteyle ilişiği tamamen kesiliyor.
Mahkemenin İtiraz Gerekçeleri Nelerdi
İtirazı yapan mahkeme, her öğrencinin hayat şartlarının aynı olmadığını vurguladı. Bölümlerin zorluk derecelerinin ve öğrencilerin yaşadığı özel mazeretlerin göz ardı edildiği ifade edildi. Okulu bitiremeyen bir öğrenciye başka bir şans tanımadan doğrudan okuldan atmaya götüren bu kuralın, hakkaniyete ve Anayasa'ya ters düştüğü savunuldu.
Anayasa Mahkemesi Neden Reddetti
Yüksek mahkeme, eğitim hakkının anayasal güvence altında olduğunu ancak bu hakkın sınırsız olmadığını hatırlattı. Devletin kamu kaynaklarını verimli kullanması ve eğitim kalitesini yüksek tutması gerektiğine dikkat çekildi. Dokuz yıllık sürenin normal eğitim süresine üç yıl eklenerek cömertçe belirlendiği, ayrıca kanundaki ek sınav haklarının öğrencilerin yükünü hafiflettiği vurgulandı. Bu gerekçelerle kuralın anayasaya aykırı bulunmadığı ve iptal isteminin oybirliğiyle reddedildiği açıklandı.





