Anahtar (A) Parti Erzincan İl Başkanı Ahmet Korkmaz, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Türkiye’nin deprem gerçeğine Erzincan’ın yaşadığı büyük felaketler üzerinden dikkat çeken Korkmaz, 1939 ve 1992 Erzincan depremlerinin kentin hafızasında derin izler bıraktığını belirterek, “Erzincan depremi unutmadı. Bu nedenle 17 Ağustos’un ne ifade ettiğini en iyi bilen şehirlerden biriyiz” dedi.
Erzincan Bu Acının Ne Demek Olduğunu Biliyor
Erzincan’ın tarihinde iki büyük deprem felaketinin bulunduğunu hatırlatan Korkmaz, şu ifadeleri kullandı:
“1939’da Erzincan’da on binlerce insanımızı kaybettiğimiz büyük bir felaket yaşandı. 1992’de şehrimiz bir kez daha depremle sarsıldı, canlarımızı kaybettik. Erzincan’ın her ailesinde, her mahallesinde bu acıların bir hatırası vardır. Bu nedenle 17 Ağustos 1999’da Marmara’da yaşanan felaket bizim için uzak bir şehrin acısı değildir. Erzincanlı, enkazın ne demek olduğunu, bir gecede evini ve sevdiklerini kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilir.”
1939’dan 17 Ağustos’a Ders Aynı: Güvenli Şehirler
Türkiye’nin geçmişte yaşadığı büyük depremlerden kalıcı dersler çıkarması gerektiğini vurgulayan Korkmaz, depremle mücadelenin felaket sonrasında değil, öncesinde başlaması gerektiğini ifade etti.
Konuyla ilgili değerlendirmelerinde şu noktalara dikkat çekti:
“1939 Erzincan, 1992 Erzincan, 17 Ağustos 1999 Marmara ve 6 Şubat 2023 depremleri bize aynı gerçeği tekrar tekrar gösterdi. Deprem ülkemizin gerçeğidir ve bu gerçekle yaşamayı öğrenirken insanımızı koruyacak şehirler inşa etmek zorundayız. Yapı güvenliği konusunda taviz veremeyiz. Denetimden, bilimden ve mühendislikten uzaklaşamayız. Kentsel dönüşümü yalnızca bina yenilemek olarak değil, can güvenliğini sağlayacak kapsamlı bir şehircilik meselesi olarak görmek zorundayız.”
Erzincan’ın Hafızası Türkiye’ye Sorumluluk Yüklüyor
Deprem konusunda toplumsal hafızanın canlı tutulmasının önemine değinen Korkmaz, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Erzincan bugün ayaktaysa geçmişte yaşadığı büyük acılardan sonra yeniden ayağa kalkmayı başardığı içindir. Ancak yeniden ayağa kalkmak kadar önemli olan bir başka sorumluluğumuz daha var: Bir daha aynı acıları yaşamamak için gereken tedbirleri zamanında almak.
17 Ağustos’u anarken 1939’da ve 1992’de Erzincan’da kaybettiğimiz canlarımızı da yüreğimizde taşıyoruz. Şehirlerin isimleri, depremlerin tarihleri değişebilir ama geride kalan ailelerin acısı değişmiyor. 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümünde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı, 1939 ve 1992 Erzincan depremlerinde yitirdiğimiz hemşehrilerimizi ve ülkemizde yaşanan bütün depremlerde kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle anıyorum. Geçmişin acısını unutmadan, geleceğin güvenli şehirlerini kurmak hepimizin ortak sorumluluğudur.”




