Gündelik yaşamın ve özellikle çocuk beslenmesinin vazgeçilmez bir parçası olan süt, içerik kalitesiyle doğrudan halk sağlığını ilgilendiriyor. Market raflarında tüketiciye sunulan ambalajlı sütlerin içeriklerini daha şeffaf ve sağlıklı hale getirmek amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından önemli standartlar getirildi. Tüketicinin doğru bilgilendirilmesini hedefleyen bu düzenleme, ambalajlardaki yanıltıcı ifadelerin önüne geçerken, sütlerin içindeki katkı maddesi ve şeker oranlarına da net sınırlar çiziyor.
Meyveli Sütlerde Şeker Sınırı
Tüketicilerin özellikle aromalı ürünlerde ne kadar şeker tükettiğini bilmesi güvence altına alınıyor. Çeşnili içme sütlerine eklenebilecek şeker oranı kütlece en fazla yüzde 5 olarak sınırlandırılırken, ürünün içindeki toplam şeker oranı yüzde 9,5 seviyesini aşamayacak. Ambalajların ön yüzünde ürünün yüzde kaç ilave şeker içerdiği belirgin bir şekilde yazılacak. Ayrıca üretimde kullanılacak tüm aromaların sadece doğal kaynaklı olması zorunlu hale getiriliyor.
Her Süte Doğal Yazılamayacak
Tüketiciyi korumaya yönelik en dikkat çeken adımlardan biri, ambalajlardaki "doğal" kelimesinin kullanım şartlarının daraltılması oldu. Herhangi bir katkı maddesi, çeşni veya aroma içeren sütlerin üzerinde artık bu ifade yer alamayacak. Ek olarak, laktozsuz veya laktozu azaltılmış ürünler de doğal etiketiyle satılamayacak. Sadece yapısı korunmuş tam yağlı ve yağlı içme sütleri ambalajlarında bu ibareyi taşıyabilecek.
Süt Yağında Net Sınıflandırma
Sütlerin yağ oranlarına göre sınıflandırılması ve etiketlenmesi de belirli sayısal kurallara bağlandı. Sütler yağ oranlarına göre tam yağlı, yağlı, yarım yağlı ve yağsız olmak üzere dört temel sınıfa ayrılıyor. 100 mililitrelik ürün baz alındığında, tam yağlı sütlerin en az 3,5 gram süt yağı içermesi gerekiyor. Yağlı sınıfındaki sütlerde bu oran 3,0 ile 3,5 gram arasında değişirken; yarım yağlı sütlerin yağ içeriğinin 1,5 ile 1,8 gram aralığında olması zorunlu kılındı. Yağsız olarak piyasaya sürülecek sütlerin ise 0,15 gramın altında yağ barındırması gerekecek. Belirlenen bu oranlar dışında farklı bir yağ içeriğiyle içme sütü satılamayacak.
Uyum İçin Süre Verildi
Mevcut gıda işletmecilerinin yeni standartlara altyapılarını hazırlayabilmeleri amacıyla bir geçiş süreci tanımlandı. İşletmelerin 31 Mart 2027 tarihine kadar bu kurallara uyum sağlaması zorunlu tutuldu. Bu tarihten önce piyasaya arz edilmiş olan ürünler ise raf ömrünü tamamlayana kadar mevcut haliyle satışta kalabilecek.
Süt ürünleri etiketlerindeki bu yeni standartların, market alışverişlerindeki tercihleri nasıl etkileyeceği merak konusu...





