Kazlıçeşme’de Bizans’a Açılan Kapının Sessiz Tanığı: Tarihi Çeşmeden Çıkan Sır

İstanbul’un tarihi semtlerinden Kazlıçeşme'de bulunan ve adını ön yüzündeki kaz figüründen alan çeşme, yıllardır sessizce geçmişin izlerini taşımaya devam ediyor. Ancak 2002 yılında yaşanan bir olay, bu tarihi yapının kökenine dair çok daha derin bir gerçeği gün yüzüne çıkardı.

Meraklı ama sorumsuz eller tarafından çeşmeden sökülen kaz figürünün yerinde bir haç motifinin bulunması, çeşmenin tahmin edilenden çok daha eskiye, 7. yüzyıla kadar uzandığını ortaya koydu. Bu keşif, yapının Bizans döneminde inşa edildiğini güçlü bir şekilde kanıtlıyor.

Kazlıçeşme-Yedikule hattı, yalnızca bu çeşme ile değil, aynı zamanda Bizans İmparatorluğu’nun en görkemli yapılarından biri olan Altın Kapı (Porte Aurea) ile de tarihi önem taşıyor. İstanbul’a gelen krallar, zafer kazanmış imparatorlar ve yüksek rütbeli saray mensupları, kente bu kapıdan ihtişamla giriş yapardı. Zafer Kapısı olarak da bilinen bu ihtişamlı giriş, Roma ve Bizans imparatorluklarının kudretini temsil eden simgesel bir yapıydı.

Kazlıçeşme’deki çeşme ise bu tarihi güzergah üzerinde, adeta geçmişe sessiz bir tanıklık ediyor. Altından çıkan haç figürüyle İstanbul’un saklı tarihine yeni bir pencere açan bu eser, kentin kültürel mirasının ne denli derin olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Muhabir: Merve Kiraz