Apartman ve sitelerde yaşayan milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren kritik bir hukuki gelişme yaşandı. Yargıtay, binaların dış görünüşünü değiştiren balkon ve teras kapatma işlemleriyle ilgili ezber bozan bir emsal karara imza attı. Artık ev sahiplerinin tamamen kişisel tercihi olarak görülen bu değişiklikler, gerekli yasal izinler alınmadığı takdirde komşu şikayetiyle yıkım tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.
Komşu Onayı Artık Zorunlu
Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde alınan karara göre, binanın dış cephesine yapılan her türlü müdahale ana yapının ortak görünümünü etkilediği için oldukça sıkı kurallara bağlandı. Balkon veya terasını kapatmak isteyen mülk sahiplerinin, binadaki kat maliklerinin beşte dördünün (4/5) yazılı onayını alması zorunlu hale getirildi. Bu iznin alınmaması, yapılan işlemi doğrudan onaylı mimari projeye aykırı duruma düşürüyor.
Cam Balkonlar Da Kapsam İçinde
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarına göre, bu kısıtlama sadece tuğla, beton veya PVC gibi kalıcı yapı malzemeleriyle yapılan eklemeleri kapsamıyor. Son yıllarda estetik görünümü ve kullanım kolaylığı nedeniyle hemen her binada karşılaşılan cam balkon uygulamaları da dış cephe bütünlüğünü değiştirdiği gerekçesiyle aynı yasal prosedürlere tabi tutuluyor.

Satış Ve Kiralamada Kriz Yaratıyor
Resmi mimari projede ve tapu kayıtlarında kapalı olarak görünmeyen bu alanlar, dairenin fiili kullanım alanı ile resmi kayıtları arasında tutarsızlıklara yol açıyor. Oluşan bu fark, taşınmazın satışı veya kiralanması aşamasında taraflar arasında ciddi hukuki ve maddi krizlerin doğmasına zemin hazırlıyor. Uzmanlar, ev sahiplerini herhangi bir tadilata başlamadan önce tapu kayıtlarını ve apartman yönetim kararlarını titizlikle incelemeleri yönünde uyarıyor.
Eski Haline Getirme Cezası
Gerekli yasal prosedürlere uyulmadan, kaçak yapı statüsünde kapatılan alanlar için ciddi yaptırımlar uygulanacak. Komşu şikayeti veya belediye ekiplerinin denetimleri sonucunda yargıya taşınan vakalarda, mahkemeler alanın eski haline getirilmesine karar verebiliyor. Bu durumda daire sahipleri, hem yaptıkları tüm masrafın boşa gitmesiyle karşılaşıyor hem de alanı kendi bütçesiyle yeniden açık haline döndürmek zorunda bırakılıyor.
Balkon Kapatma Hangi Durumlarda Sorun Teşkil Etmiyor
Balkon veya teras kapatma işlemlerinin hukuki bir engele takılmaması ve kaçak yapı durumuna düşmemesi için izlenmesi gereken belirli yasal yollar bulunuyor. Bu tür tadilatların sorunsuz bir şekilde hayata geçirilebilmesi için, işlemlere başlanmadan önce apartman veya sitedeki kat maliklerinin beşte dördünün yazılı onayının alınması yasal bir zorunluluk olarak öne çıkıyor. Öte yandan, yapılacak olan kapatma işlemi binanın orijinal ve onaylı mimari projesinde zaten mevcutsa, herhangi bir komşu iznine veya ek prosedüre gerek duyulmuyor. Sonradan yapılacak değişikliklerde ise komşu rızasının yanı sıra, uygulamanın resmiyet kazanması adına mimari projede tadilat yapılarak ilgili belediyeden gerekli onayların alınması, mülk sahiplerini gelecekteki olası şikayetlerden, yıkım kararlarından ve maddi kayıplardan tamamen koruyor.


