Çarşıda ve alışveriş merkezlerinde vitrinleri süsleyen indirimlerin ardında, kasa ve reyonlarda tüketicileri yanıltan uygulamalar hız kesmeden sürüyor. Mağazalarda karşılaşılan "Satılan mal geri alınmaz", "İade yoktur, sadece değişim yapılır" veya "Abiyelerde kesinlikle değişim ve iade yapılmaz" şeklindeki levhalar tüketiciyi çaresiz bırakırken, son dönemde etiketlere taşınan nakit ve kartlı satış bedeli ayrımı yeni bir kriz yarattı. Birçok işletme etiket üzerine hem nakit hem de kredi kartı fiyatını ayrı ayrı basıp uygulamanın mevzuata uygun olduğunu öne sürerken, yapılan resmî şikayetlerin denetim yetersizliği nedeniyle havada kalması mağduriyeti tırmandırıyor. Tüketicilerin bilinçlenmesi ve haklarını koruması için Ticaret Bakanlığı mevzuatı reyonlardaki kuralları kesin sınırlarla çiziyor.
Etikette Nakit Ve Kart Fiyatı Ayrı Yazılamaz
Son dönemde mağazalarda yaygınlaşan "etiket üzerinde hem nakit hem de kartlı satış fiyatını ayrı ayrı gösterme" taktiği, işletmelerin iddia ettiğinin aksine doğrudan mevzuat ihlali sayılıyor. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 17'nci maddesine göre üye işyerleri, kart hamilinden kart kullanımı nedeniyle ilave bir ödeme, komisyon veya fiyat farkı talep edemiyor. Fiyat Etiketi Yönetmeliği gereğince malın satış fiyatı tek bir nihai bedel olarak tüketiciye sunulmak zorunda bulunuyor. "Biz nakit alana indirim yapıyoruz, kart fiyatı bu" kılıfıyla etiketlere iki ayrı tutar yazarak POS komisyonunu müşterinin sırtına yüklemek açık bir kanun ihlali oluşturuyor.
Şikayetlere Rağmen Denetim Eksikliği Devam Ediyor
Vatandaşların bu çifte fiyat uygulamasını fotoğraflayarak Gelir İdaresi Başkanlığına (GİB) ve ilgili kurumlara iletmesine rağmen sahadaki denetimlerin yavaş kalması işletmeleri cesaretlendiriyor. Pek çok mağaza şikayet edilmiş olmasına karşın herhangi bir ceza veya yaptırımla karşılaşmadığı gerekçesiyle çifte etiketli satışa ısrarla devam ediyor. Uzmanlar, vergi kaçırma ve POS komisyonunu vatandaşa ödetme amacını taşıyan bu uygulamanın sona ermesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı ekiplerinin eş zamanlı fiziki baskınlar düzenlemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Kasa Arkasındaki "İade Yok" Levhasının Hükmü Yok
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında, bir ürün ayıplı, hatalı veya dikişi sökük çıktığında işletmelerin astığı "İade kabul edilmez, sadece değişim yapılır" tabelalarının hiçbir hukuki bağlayıcılığı bulunmuyor. Malın ayıplı çıkması durumunda kanun tüketiciye dört seçimlik hak tanıyor:
-
Satış bedelinin iadesini istemek,
-
Ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etmek,
-
Ücretsiz tamirini istemek,
-
Ayıp oranında satış bedelinden indirim talep etmek.
İşletmenin "Sadece değişim yaparız, ücreti geri vermeyiz" dayatması yasayı çiğnemek anlamına geliyor. Tüketici bu haklardan bedel iadesini seçtiği takdirde mağaza parayı geri ödemekle yükümlü tutuluyor.
Abiyeler İçin Ayrı Bir Hukuk Yok
Özellikle butiklerin "Gece kıyafeti ve abiyelerde iade ve değişim asla yapılmaz" şeklindeki katı kuralları da mevzuata aykırı nitelik taşıyor. Eğer abiye üründe kumaş hatası, potluk, dikiş veya fermuar arızası gibi bir ayıp varsa, kıyafetin türüne bakılmaksızın aynı kanuni haklar korunuyor. Ancak fiziki mağazadan görerek ve deneyerek alınan kusursuz ürünlerde tüketicinin keyfi cayma hakkı bulunmadığı için, iade yasağı yalnızca hatasız malları kapsıyor; defolu veya kusurlu hiçbir üründe mağaza kural koyamıyor.
İç Çamaşırında Hijyen Kuralı Ayıplı Malı Kapsamaz
Tüketicilerin en çok tereddüt yaşadığı iç giyim alışverişlerinde yasal haklar, ürünün sağlamlığına ve satın alma yöntemine göre net kurallara bağlanıyor:
-
Kusursuz Ürünlerde Keyfi İade Yok: Fiziki mağazadan görerek alınan veya internetten sipariş edilip koruyucu hijyen bandı/ambalajı açılan sağlam iç çamaşırlarında, sağlık ve hijyen kuralları gereğince cayma ve keyfi değişim hakkı bulunmuyor.
-
Kusurlu ve Defolu Üründe İade Zorunlu: Üründe dikiş söküğü, kumaş yırtığı, leke, beden hatası veya üretim kusuru gibi bir ayıp varsa hijyen bahanesi geçerliliğini yitiriyor; mağaza "iç giyimde iade olmaz" diyemiyor.
-
Tüketicinin Yasal Seçim Hakları: Ayıplı çıkan iç çamaşırında tüketici doğrudan para iadesi alma, yenisiyle değiştirme veya bedel indirimi talep etme haklarını kullanabiliyor.
-
İnternet Alışverişinde Ambalaj İstisnası: Online siparişle gelen iç çamaşırlarının hijyen bandı sökülmemiş, koruyucu jelatini açılmamış ve denenmemiş olması halinde tüketici 14 günlük yasal cayma hakkıyla ürünü koşulsuz iade edebiliyor.
Fiyat Etiketinde Bulunması Zorunlu Bilgiler
Fiyat Etiketi Yönetmeliği gereğince, satıcı tarafından perakende satışa sunulan malların veya ambalajlarının üzerine kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde yazılı, dijital veya elektronik etiket konulması zorunlu tutuluyor. Fiyat etiketlerinde şu bilgilerin yer alması ve Türkçe olması şart koşuluyor:
-
Malın hangi ülkede üretildiğini belirten üretim yeri,
-
Malın türünü ifade eden (gömlek, pantolon gibi) ayırıcı özelliği,
-
Malın tüm vergiler dâhil satış fiyatı (satış fiyatlarının 'Türk Lirası', 'TL' veya '₺' simgesiyle yazılması zorunludur),
-
Adet, metre, kilo gibi ölçü birimlerinden net miktarla ifade edilen birim fiyatı,
-
Satış ve birim fiyatlarının uygulanmaya başlandığı tarih,
-
Üretim yeri Türkiye olan mallar için Ticaret Bakanlığınca belirlenen Yerli Üretim Logosu,
-
Varsa ambalajın teslimine ya da iadesine ilişkin depozito bedeli.
Kitap, dergi ve gazete gibi üzerinde basılı fiyatı olan mallarda, ambalajında tüm bilgileri açıkça basılı ürünlerde ve kıymetli maden veya taşlardan yapılan eşyalarda (birim fiyat listesi görünür olmak kaydıyla) fiziki etiket zorunluluğu aranmıyor.

Etiket İle Kasa Fiyatı Farklıysa Tüketici Lehine Olan Geçerli
Ürünün reyon veya raf etiketi üzerinde yer alan fiyatı ile kasadan geçen barkod fiyatı arasında bir fark bulunması durumunda, kanun açıkça tüketici lehine olan düşük fiyatın uygulanmasını emrediyor. İşletmeler "sisteme yeni zam girdi", "etiket değişmeyi unutulmuş" gibi gerekçeler öne sürerek aradaki farkı tüketiciden tahsil edemiyor. İndirimli satışlarda ise indirimin başladığı tarihten önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın etikette ve listede açıkça belirtilmesi gerekiyor.
Açık Satışlarda Dara Düşülmesi Yasal Zorunluluk
Açıkta satılan şarküteri, kuruyemiş veya manav ürünlerinin tartımında kabın ağırlığı olan "dara" miktarının toplam ağırlıktan mutlaka düşülmesi gerekiyor. Tüketicinin yalnızca aldığı ürünün net gramajına para ödemesini güvence altına alan bu kuralda; kalın plastik kap, kutu veya ambalajların ağırlığı ürün fiyatına dahil edilemiyor; yalnızca birim fiyatı etkilemeyecek hafif streç film ve kese kâğıdı gibi malzemeler istisna tutuluyor.

Kafelerde Kuver Ücreti Yasak, Karekod Menü Yetersiz
Yiyecek ve içecek sektöründe tüketicilerin karşısına çıkarılan gizli maliyetlere karşı da yönetmelik kesin kurallar getiriyor. Lokanta, kafe ve restoranlarda tüketiciden servis ücreti, masa parası veya kuver ücreti gibi adlar altında zorunlu ilave ödeme talep edilemiyor; bahşiş ise yalnızca müşterinin gönüllü tercihine bırakılıyor. Ayrıca işletmelerin fiyat listelerini giriş kapısı önüne ve masalara koyması şart sayılıyor. Masalarda karekod (QR kod) menü sunulsa dahi, tüketicinin talep etmesi halinde basılı fiziksel menünün verilmesi yasal bir zorunluluk teşkil ediyor.
Belgelerle Hakem Heyetine Başvuru Şart
Çifte etiketle karşılaşan, ayıplı ürününün bedel iadesi engellenen veya etiket-kasa farkı yaşayan vatandaşların alışveriş fişi, reyon etiketi ve kasa arkasındaki panoların fotoğrafını çekerek delil oluşturması gerekiyor. Tüketiciler, hak kayıplarını telafi etmek için hiçbir harç ve ücret ödemeden e-Devlet kapısındaki Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) üzerinden doğrudan Tüketici Hakem Heyetlerine başvurabiliyor. Çifte fiyat ve mevzuata aykırı etiket kullanan işyerlerine ise Ticaret İl Müdürlükleri, belediye zabıtaları ve Vergi Dairesi Başkanlıklarınca idari para cezaları ile POS sözleşmesinin feshine kadar uzanan ağır yaptırımlar uygulanabiliyor.




